Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/1635 E. 2023/4473 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1635
KARAR NO : 2023/4473
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1353 E., 2019/1635 K.
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar …, …, … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 Tarihli ve 2015/239 Esas, 2018/120 Karar Sayılı Kararıyla
1. Sanık … hakkında karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
2. Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 17 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 14.10.2019 Tarihli ve 2018/1353 Esas, 2019/1635 Karar Sayılı Kararıyla
1. Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2. Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ancak aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanıkların ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakları olan 7 yıl 17 ay 7 gün hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafinin temyiz istemi; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, suç ve cezanın şahsiliği ilkesi gereği kendi eyleminden sorumlu tutulması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; sübuta, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin uygulama imkanı olmadığına olanağı olmadığına ilişkindir.

3. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın olay yerinde olmadığına, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmediklerine, sanığın, mağdurun darp edilmesinden sonra meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağına, tanık Kadir’in beyanına itibar edilmesi gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
4. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; sübuta, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın beraatine karar verilmesine, suç vasfının kasten yaralama olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
5. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; sübuta, suçun işlendiği sırada olay yerinde olmadığına, mahkeme kararının haksız ve ağır olduğuna ilişkindir.
6. Sanık … müdafiinin temyizi; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, suç vasfında hataya düşüldüğüne, sanığın olay yerinde olmadığına, sanığın iştirak iradesinin kasten yaralama suçuna ilişkin olup kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünde iştirak iradesi olmadığına, sanığın suçu işlediğine dair şüpheden uzak kesin inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur …’ın, … isimli şahıs ile Mısra İnternet isimli kafeyi işlettikleri, 15.04.2014 tarihinde sanıklar …, …, … ve … ‘ın, … ile birlikte 20 yaşlarında bir kişiyi dövdükleri, bu kişinin de kaçarak mağdur …’ın internet cafesine sığındığı, ancak bu sanıkların … ile birlikte kafeye taş attıkları ve kafenin içine girdikleri, bunun üzerine kafenin önünde mağdur …’ın elde geçirilemeyen bıçak ile …’ı basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, olaydan sonra da …’ın hastanede tedavi gördüğü, olay nedeni bir süre mağdurun işyerine gitmediği, sanıkların birkaç kez mağdurun işyerine gelerek mağduru sordukları, bunu öğrenen mağdurun bir süre daha işyerine gitmediği, mağdura ulaşamayan sanıkların bu kez tanık … T. isimli bayanı ayarladıkları, bu bayanın da mağdura sosyal medya sitesi üzerinden arkadaşlık teklifinde bulunduğu, mağdurunda teklifi kabul ettiği, daha sonra tarafların buluşarak birlikte kahve içtikleri, mağdur ile … T.’nin tekrar buluştukları, … T.’nin mağdura kız arkadaşının da kendisi ile tanışmak istediğini belirterek, kız arkadaşını arıyormuş gibi yapıp sanıkları aradığı ve olay yerine çağırdığı, sanıkların da … T. ile mağdurun bulunduğu yere gittikleri, sanıklardan İrfan’ın elinde levye olduğu halde diğer sanıklar ile birlikte mağdura saldırarak darp ettikleri, mağdurun yere düştüğü, daha sonra tekrar kalkıp gitmek isterken sanıklardan Ünal’ın kullandığı araç ile mağdurun kaçmasını önlemek amacıyla mağdura çarptığı ve sanıkların bu eylemleri sonucunda mağdurun hayati tehlike geçirecek, vücudunda kemik kırığı meydana gelecek, yüzde sabit iz ve organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı, Mahkemece sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs, diğer sanıklar hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır.

2. Sanıkların eylemleri sonucu mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin;
a. Bakırköy Dr. … Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 24.04.2014 tarihli;
“GKS 15, genel durum orta kötü, hasta darp edildiğini nasıl olduğunu hatırlamadığını ifade ediyor. Bilinç açık, akciğer sesleri kaba, alt kadranlarda bilateral hassasiyeti mevcut, sağ femur üzerinde hassasiyet mevcut, periferik nabızlar açık, hastaya foley sonda takıldı, idrar çıkışı berrak hasta, sağ femur fraktürü nedeniyle ortopedi tarafından stabilizasyon yapıldı, sağ kalçada ve sol tibia ön yüzde kesi süture edildi, akciğerlerde kontüzyon kot fraktürleri mevcuttu, bilateral minimal pnömotoraks mevcuttu, dalak laserasyonu bulunan hasta genel cerrahi servisine interne edildi, lezyon bulguları: sol boyun lateralinde ve sol omuzda yaygın hiperemi birbirine paralel lineer hiperemi, ekimoz, sağ göz kapağı ve sağ göz altına uzanan birbirine paralel lineer hiperemi, sağ kulak kepçesinde ve mastoid üzerinde şişlik, hiperemi, sol frontal 3×3 cm hiperemi, sol tibia ön yüzde 2 cm düzensiz kenarlı kesi, sol el sırtında yüzeyel dermabrazyon, sağ kalçada 2 cm delici kesici alet yarasına ait lezyon, her iki lomber bölgede hiperemi zemininde yüzeyel dermabrazyon, sırtta çok sayıda çeşitli büyüklükte hiperemik alan, yüzeyel dermabrazyon.konsültasyon: genel cerrahi, ortopedi, üroloji, göz, radyoloji, 23/04/2014 tarihli kranial BT incelemesinde; sağ orbita tabanı düzeyinde sağ maksiller sinüs tavanına uyan fraktür hatları mevcuttur. Sağ orbital kavite içinde hava imajları, ayrıca sağ maksiller sinüs içerisinde hemoraji ile uyumlu sıvı-yumuşak doku dansitesi izlenmektedir. Nazal kartilaj septum sola deviyedir. Servikal spinal BT incelemesinde T1 vertebra sol transvers proçesinde fraktür hattı ile uyumlu görünüm izlenmektedir. Toraks BT incelemesinde sol hemitoraks superiorunda ve anteriorunda, sağ hemitoraks anteriorunda küçük pnömotoraks alanları gözlenmektedir. Sağda 1, solda 2, 3. ve 7.kostalarda fraktür hatları izlenmektedir.”
b. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 11.01.2016 tarihli;
“Künt travmatik eylem ve delici kesici alet ile sağ kalçada ve sol tibiada kesilere, iki taraflı pnömotoraksa, dalak laserasyonuna, sol böbrekte hematoma, sağ femurda, sağ maksiller sinüste, burun kemiğinde, sırt omurlarında, sağ ve sol kaburgalarda ve sağ iliak kemikte kırıklara neden olan yaralanma tanımlandığı;
1) Künt travmatik eylem sonucu iki taraflı pnömotoraksa, dalak laserasyonuna, sol böbrekte hematoma, sağ femurda, sağ maksiller sinüste, burun kemiğinde, sırt omurlarında, sağ ve sol kaburgalarda ve sağ iliak kemikte kırıklara neden olan yaralanmasının;
a. Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
b. Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
2) Sağ kalçada yüzeyel kesiye neden olan kesici delici alet yaralanmasının;
a. Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI,
b. Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
3) Vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1), Orta (2-3) ve Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında ve birden fazla kırık saptandığından; şahısta saptanan kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını Ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,

4) Kişi hakkında düzenlenmiş tıbbi belgelerde tarif edilen ve kişinin 27/01/2016 tarihinde kurulumuzda yapılan muayenesinde yüz sınırları içerisinde tespit edilen trakeostomi nedbesinin belirli bir mesafeden, belirgin bir dikkat sarf etmeden, ilk bakışta fark edildiğine göre, yüzde sabit iz niteliğinde OLDUĞU,
5) Künt travmatik eyleme bağlı dalak yaralanması sonrası ameliyatla dalağın alınmasına bağlı organ yokluğunun organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde OLDUĞU oy birliği ile mütalaa olunur.”
Görüşlerini içeren adli muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanıkların aşamalardaki savunmaları, mağdurun aşamalardaki beyanları, tanık anlatımları, olay yeri inceleme raporları, olay tutanağı, yakalama tutanağı, mesaj tespit tutanakları, iletişimin tespiti kayıtları, olay yeri görüntüleri, sanıkların adli sicil ve nüfus kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı ancak sanıklar …, …, …, … ve … yönünden suç vasfının “Sanıklar …, …, … , … ve …’in birlikte mağduru kovalamaya devam etmeleri ve mağdur üzerindeki hakimiyetlerinin sonlanmamış olduğu bir anda sanık …’ın aracıyla mağdurun üzerinden geçmiş olması karşısında tüm sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde öldürmeye teşebbüs kapsamında kaldığı” gerekçesiyle iştirak halinde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Mahkemenin kabulüne göre tanık sıfatıyla dinlenen … hakkında zamanaşımı süresince işlem yapılması mümkün görülmüştür.

Sanık … müdafinin eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, suç ve cezanın şahsiliği ilkesi gereği kendi eyleminden sorumlu tutulması, sanık … müdafiinin sübuta, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin uygulama imkanı olmadığına olanağı olmadığına, sanık … müdafiinin suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın olay yerinde olmadığına, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmediklerine, sanığın, mağdurun darp edilmesinden sonra meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağına, tanık Kadir’in beyanına itibar edilmesi gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık … müdafiinin sübuta, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın beraatine karar verilmesine, suç vasfının kasten yaralama olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık … müdafiinin sübuta, suçun işlendiği sırada olay yerinde olmadığına, mahkeme kararının haksız ve ağır olduğuna, sanık … müdafiinin eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın olay yerinde olmadığına, suç vasfında hataya düşüldüğüne,

sanığın iştirak iradesinin kasten yaralama suçuna ilişkin olup kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünde iştirak iradesi olmadığına, sanığın suçu işlediğine dair şüpheden uzak kesin inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanıkların, arkadaşı olan …’ın mağdur tarafından yaralanmasının ardından arkadaşlarının intikamını almak için mağduru aradıkları, evinden çıkmayan mağduru dışarı çıkarmak için tanık … T. ile anlaştıkları, olay yerine birlikte gittikleri ve mağdura yönelik eylem üzerinde fiili hakimiyet sağladıkları gözetildiğinde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerinin ve meydana gelen sonuçtan sorumlu oldukları, mağdurda meydana gelen yaraların yeri ve nitelikleri, kullanılan aletlerin elverişliliği, taraflar arasındaki husumetin varlığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların eyleme bağlı ortaya çıkan kasıtlarının öldürmeye yönelik olduğu, mağdurdan sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin bulunmadığı, sanıklar … ve …’nun olay yerinde olduğunun sanıklar … ve …’ın anlatımları ile sanıklar … ve … ile … arasında gerçekleşen mesaj içeriklerinden anlaşıldığı, yine sanık …’nun olay yerinde olduğunun sanıklar … ve …’ın anlatımları ile sabit olduğu anlaşmış olup, hükümlerde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 14.10.2019 Tarihli ve 2018/1353 Esas, 2019/1635 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.