YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2875
KARAR NO : 2023/2580
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/137 E., 2022/450 K.
vekili Avukat …
…
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen yol ve yemek yardımlarının prime esas kazanca dahil olmadığının tespiti ile yasal faiziyle tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait … Sosyal Güvenlik Merkezinde işlem gören … sayılı işyerinde çalışan işçiler için kurum tarafından 01.01.2007-22.10.2007 tarihleri arasında 72.333,87 TL yol ücreti sigorta prim ödemesi alındığını, 01.10.2008 tarihinden önce ödenen yol ücretleri sigorta priminden muaf olmasına rağmen, kurum tarafından müvekkili şirketten haksız şekilde prim alındığını, yüksek mahkeme kararlarının da bu yönde olduğunu, müvekkili şirketten haksız şekilde alınan 72.333,87 TL yol ücreti sigorta priminin, kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi için, 22.12.2016 tarihinde başvuru yapılmış ise de başvurunun kurumun 05.01.2017 tarihli yazısı ile reddedildiğini ileri sürerek müvekkili şirketten haksız şekilde alman 72.333,87 TL yol ücreti sigorta priminin, kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talep etmiş olduğu prim iadelerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, davacı şirketin kayıtlarının incelenmiş olduğunu, yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinin c bendi hükmü gereğince nakden yol yardımları için ödenen primlerin iadesinin yapılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2017 tarihli 2017/98 Esas 2017/311 Karar
sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacı şirkete ait …,… sicil numaralı iş yerinden ödenen 72.333,87 TL yol ücreti sigorta priminin kuruma yatırıldığı tarihleri takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ay başına kadar işleyecek yasal faizi ile davalı kurumdan alınarak davacı şirkete verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli ve 2018/2273 Esas 2020/503 Karar sayılı kararıyla; davalı kurum vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire kararında; davacının işyerine ait tüm dönem bordroları, dava dışı belediye ile yapılan sözleşme, şartname ve ilgili belgeler celbedilerek ve özellikle davalı Kurumun her bir işyerinde çalışan, her bir sigortalı ve her bir dönem bazında sigorta primine esas aldığı kazanç tutarı ile esas alınması gereken kazanç tutarları karşılaştırılması ve davalı Kurumun, sigortalılara yapılan yol yardımları ödemelerinden haberdar olup olmadığı ile prime esas kazanç matrahını belirlerken, bu yardımları ücrete dâhil edip etmediği hususu üzerinde duran, yersiz alınan primler yönünden işveren hissesini de gözeten, hesap yöntemi ve içeriği itibari ile denetime elverişli şekilde bir rapor aldırılması ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davada, dosyada mevcut SGK kayıtları ve davacı tarafça sunulmuş olan ücret pusulaları uyarınca bilirkişi tarafından hesap edilen, davacının …,… sicil sayılı işyerinden dolayı kurumdan talep edebileceği yol yardımı ödemelerinden işveren hissesini ilişkin toplam miktarın 72.333,87 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacı şirkete ait …,… sicil numaralı iş yerinden ödenen 72.333,87 TL yol ücreti sigorta priminin kuruma yatırıldığı tarihleri takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ay başına kadar işleyecek yasal faizi ile davalı kurumdan alınarak davacı şirkete verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80 inci maddesinin b bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile, ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemelerin prime esas kazanca tabi tutulduğunu, davacı şirket tarafından talep edilen yol ücretlerinin 80 inci maddenin b fıkrasında bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yol ve yemek yardımlarının prime esas kazanca dâhil olmadığının tespiti ile Kurumca haksız olarak tahsil edilen primlerin yasal faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…
…