Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/5915 E. 2023/2351 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5915
KARAR NO : 2023/2351
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/112 E., 2022/132 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/43 E., 2021/107 K.

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında; Sivas ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda davalılar … ve arkadaşları adına kayıtlı bulunan eski 101 ada 6 parsel sayılı 33.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 34.809,56 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2.İtirazı Kadastro Komisyonu tarafından red edilen davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosunun hatalı yapıldığını ve davalılara ait taşınmazların yüzölçümlerinin arttığını, artan miktarın taşınmaza komşu tescil harici alandan kaynaklandığını, uygulama kadastrosu sırasında yapılan hataların giderilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan 04.06.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre, tesis kadastrosunda paftasında 101 ada 6 parsel ile 110 ada 1 parsel numaralı taşınmaz arasında mülkiyeti belirleyecek şekilde, hata yapılmadan bilinçli olarak tescil harici alan bırakıldığı, uygulama kadastro tespitinde ise boşluk olarak bırakılan ve hava fotoğrafında da kullanılmadığı tespit edilen heyet raporunda (A) ile gösterilen 1809,47 metrekare alanın 101 ada 6 parsel numaralı taşınmaza dahil edilerek uygulama kadastrosunun hatalı yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 101 ada 6 parselin uygulama kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi … ve Harita Mühendisi … … ve Ziraat Mühendisi …’in 04.06.2021 tarihli raporunda 101 ada 6 parsel sınırları içerisinde kalan (A) harfi ile gösterilen 1809,47 metrekare alanın tescil harici alan olarak bırakılmasına, 101 ada 6 parselin 33000.09 metrekare yüzölçümüyle tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile karar verdiğini mahkemece hava fotoğrafı, fotoğrametrik plan, ilk tesis kadastrosu paftası, orto–foto ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 Sayılı Kanun) 22 nci maddesine göre yapılan yenileme çalışmaları sonucunda düzenlenen yenileme paftasının ve güncelleme paftalarının ölçekleri denkleştirilerek önceki sonraki ada ve parsel numaralarını ayrı ayrı renkler de gösterecek şekilde birbiri üzerine çakıştırılması şeklinde düzenlettirilecek kroki hazırlatılmadan karar verildiğini, mahkeme tarafından sınır değerlendirmesi ve 1985 yılına ait hava fotoğrafı üzerinde analizler yapılmış bulunsa da bu durumun yeterli olmadığını, mahkemece dava konusu taşınmazlara ait tesis kadastrosu hata payı belirtilmesine rağmen komşu parsellerde ki hata payları konusunda bir analiz yapılmamış olup komşu parselleri de bir arada değerlendirmeye alacak şekilde bir analiz yapılması gerekmekte olup bu şekilde çevre parsellerde ki hata yapılıp yapılmadığı yapılmışsa belirtilen oranlarda olup olmadığı konusunun denetlenmediğini, mahkemenin kabulünden daha fazla bir alanın tescil harici bırakılması gerektiğini, azalma meydana geldiği belirtilen tescil harici Hazine taşınmazı hakkında bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, mahkeme tarafından 101 ada içerisinde 328 adet parsel bulunduğu gözetilerek ada raporu bazında inceleme ve değerlendirme yapılması konusunda ek rapor alınması taleplerinin değerlendirilmediğini, ziraat bilirkişisi raporunda 5403 sayılı Kanun ve toprak etüd talimatları kapsamında analizi yapılmadığı gibi , özel mülkiyete konu edilip edilemeyeceği yine 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi kapsamında ki değerlendirmesinin yapılmadığını, taşınmaza ait eski tarihli toprak etüd haritalarının bulunup bulunmadığının irdelenmediğini ileri sürerek, istinaf incelemesi neticesinde kararın kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilen hususların isabetli olduğunu, alınan raporların da hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 Sayılı Kanun’un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin uyarınca ONANMASINA,

Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.