YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7274
KARAR NO : 2023/2642
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/321 E., 2022/578 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/30 E., 2021/170 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında Sivas ili, … ilçesi, … Mahallesi, çalışma alanında bulunan 162 ada 14 parsel sayılı 600,84 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tek katlı kargir bina ve iki katlı kargir bina ve arsası niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalıların miras bırakanı … adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Hazine adına kayıtlı 6.000 m2 yüzölçümlü tapu kaydının 165 ada 1 ve 164 ada 2 parsellere 2.786,98 m2 yüzölçümüyle tespit gördüğünü, eksik bırakılan 3.213,02 metrekarenin davalı adına tespit edildiğini öne sürerek bu miktarın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, yargılama sırasında taşınmazın öncesinde tapu kaydı ile adına tapulu olduğunu öne sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli ve 2005/30 Esas, 2021/170 Karar sayılı kararıyla; davalının dayandığı 01.03.1957 tarihli ve 13 sıra numaralı tapu kaydı ve gittisi olan 07.05.1996 tarih cilt 166 sayfa 68 sıra 1 numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olmadığı, taşınmazı kapsamadığı, davacının dayandığı 1948 tarihli ve 16 sıra numaralı tapu kaydının kapsadığı alanda kalan ve fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 177.516 m2’lik bölüm üzerinde davalının 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesince kazanım şartlarını sağlayamadığı, geri kalan bölümde ise 1957 yılından itibaren zilyetliğin de devri yoluyla davalıya geçtiği, bu alanda davalının evinin ve bahçesinin olduğu, komşu tapu kayıtlarının taşınmazlar yönünü kayıp, mütegayyip şahıs okumaması, taşınmazların emvali metruke kapsamında yer almaması nedeniyle kalan kısım yönünden davalı yararına 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesindeki kazanım şartlarının sağlandığı, taşınmazın zilyetlikle kazanılması yönünde bir engel de olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 162 ada 14 parselin kadastro tespitinin iptaliyle; fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 12.04.2021 havale tarihli ek raporunda A harfi ile gösterilen 177,516 m2 alanın taşınmazdan ifraz edilerek Hazine adına arsa vasfıyla, ifraz sonrası kalan kısmın ise kadastro tespitindeki gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf sebepleri
Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; davalının 04.05.2007 tarihli celsede kabul beyanının bulunduğunu, Hazine tapusunun dava konusu taşınmazı kapsadığı, davalı lehine zilyetlik koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2022/321 Esas, 2022/578 Karar sayılı kararıyla; fen bilirkişileri tarafından düzenlenen kök ve ek raporlarında, davacı Hazinenin tutunduğu 04.12.1948 tarihli tapu kaydının 164 adadaki tüm parseller ve 165 adadaki tüm parseller ve 162 ada 13 ve 14 nolu parsellerin bir kısmını kapsadığını, tapu kaydının yüzölçümü 6.000 m2 ise de krokiye göre kapsadığı alanın yüzölçümünün 4.837.09 m2 olduğunu, aradaki farkın krokinin tülünün yanlış çekilmesinden ve hesaplamasından kaynaklandığını, davalı tarafın tutunduğu 07.05.1996 tarihli ve 1 sıra nolu tapu kaydının tescile esas krokisine göre dava konusu taşınmazı kapsamadığı, 12.04.2021 tarihli ek raporda ise davalının kullanmış olduğu evin duvarlarının dışında kalan keşifteki beyanlara göre de kullanım bulunmayan alanın 177,516 m2 olduğu ve A harfi ile gösterilen bu alanın davacı tapusunda kaldığı, bu alanda davalının 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesince kazanım şartlarını sağlayamadığı, zilyet olmadığı, 162 ada 14 parselin kalan kısmın 1957 yılından itibaren zilyetliğin de devri yoluyla davalıya geçtiği, bu alanda davalının evi ve bahçesi olduğu, A ile gösterilen kısmının ifrazı sonrası kalan kısım yönünden davacı yararına 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesindeki kazanım şartlarının sağlandığı, şeklindeki İlk Derece Mahkemesi kararın dosya kapsamına uygun olduğu, davalının kabul beyanının, dava konusu yere ait olmayan tapu kaydına göre verdiği, ancak bu tapunun davalı taşınmaza uymadığı gibi yapılan yargılama ile davalının A ile gösterilen kısım dışındaki yerde zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmuş olduğunun belirlendiği, davalının kabul beyanının tüm taşınmaza yönelik olmayıp, taşınmaza ait olduğunu sandığı tapu kaydı kapsamına göre olduğu, Hazinenin daha fazla yerin adına tescili gerektiği ve davalının kabul beyanında bulunduğu yönündeki istinaf istemlerinin, krokili tapu uygulanarak ulaşılan sonuca göre yerinde olmadığı, bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin son rapor ile giderildiği, taşınmazın imar planında olup olmadığını ya da hava fotoğrafı uygulaması taleplerinin eldeki uyuşmazlığın çözümüne etkisi olmayacağı, Hazine vekilinin bu yönlerdeki istinaf başvurularının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarlayarak hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazın tamamını kapsayıp kapsamadığına, kapsamasa bile taşınmazın tamamının Hazine adına tescilinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 13, 14, 16, 17, 18, 20 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, temyiz nedenlerine ve temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre ve yine temyiz nedenlerine ve temyiz edenin sıfatına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.