YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6327
KARAR NO : 2023/2659
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
KARAR : Kısman Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle, duruşma isteği değerden reddedilip; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakan babaları …’un 403 ada 12 parsel sayılı taşınmazdaki payının intifa hakkını uhdesinde bırakıp çıplak mülkiyetini gelini olan davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu, ayrıca davalının mirasbırakanın bankadaki 7.000 TL parasını da bankamatik kartını kullanarak çektiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, mirasbırakana ait 7.000 TL’nin payları oranında mirasçılara ödenmesini istemişler, aşamada miras sebebiyle istihkak iddiasına dayalı davalarından vazgeçtiklerini bildirmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı, mirasbırakan kayınpederine yıllarca en iyi şekilde baktığını, bu bakım karşılığında dava konusu taşınmazın kendisine verildiğini, davacıların ise mirasbırakanla ilgilenmediğini, mirasbırakana ait 7.000 TL’nin tüm mirasçılar tarafından bankadan çekilerek payları oranında bölüşüldüğünü belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli ve 2016/167 Esas, 2019/688 Karar sayılı kararıyla; dinlenen tanık beyanlarına göre temlikin gizli bağış sözleşmesi niteliğinde ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne, mirasta istihkak isteği yönünden ise vazgeçme nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli ve 2020/452 Esas, 2020/1387 Karar sayılı kararıyla; mirasbırakana gelini olan davalı tarafından bakıldığı, dinlenen tanıkların mirasbırakanın diğer mirasçılardan mal kaçırmasını gerektirir, muvazaanın varlığına dair beyanda bulunmadıkları, davalının ifa ettiği bakım edimi nedeniyle, semenin her zaman para olmasının şart olmadığı, muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle tapu iptali ve tescil isteği yönünden davanın reddine, mirasta istihkak isteği yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 18/01/2022 tarihli ve 2021/219 Esas, 2022/382 Karar sayılı kararıyla; ”… 3.3.2. Somut olayda, dava konusu taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulu değil ise de üzerinde 5 katlı bina bulunup 2 adet dairenin mirasbırakana ait olduğu, mirasbırakanın 1 daire karşılığı hissesini devretmek suretiyle kendisine baktırma imkanı varken, taşınmazdaki hissesinin tamamını devretmiş olması karşısında, mirasbırakanın çekişmeli taşınmazı temlikindeki gerçek amacının kendisine baktırmak olmayıp mirastan mal kaçırmak olduğu, dosya kapsamına göre mirasbırakanın başka malvarlığının da bulunmadığı, toplanan deliller ve yukarıda değinilen ilkeler birlikte değerlendirildiğinde temlikin muvazaalı olduğu sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
3.3.3. Hâl böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli ve 2022/1171 Esas, 2022/1197 Karar sayılı kararıyla; bozma kararında belirtilen gerekçe benimsenmek suretiyle, tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın kabulüne, miras sebebiyle istihkak isteği yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usule, yasaya, somut olayın özelliklerine aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazda kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulu olmadığını, mirasbırakanın da daire olarak davalıya devri gerçekleştirmediğini, intifaını kendi üzerinde bırakarak sadece söz konusu taşınmaz üzerinde yer alan 40/120 payın mülkiyetini davalıya devrettiğini, kat irtifakı kurulu olmayan taşınmazda mirasbırakanın bağımsız bölümlerden birini somut ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde seçerek özgüleyebilmesinin mümkün olmadığını, hangi bağımsız bölümlerin ana taşınmaz üzerinde hangi oranlara sahip olduğunun belli olmadığını, davacıların iddialarını ispatlayamadıklarını, temlikin muvazaalı olmadığını, eksik inceleme ile ve yanılgılı değerlendirme ile karar verildiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satış sözleşmesinden kaynaklanan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de … Medeni Kanunu’nun (TMK) 706., … Borçlar Kanunu’nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu’nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 297. maddesinin ikinci fıkrasında; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Yasa maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
3. Öte yandan, harç kamu düzeni ile ilgili olup temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re’sen gözetilmesi gereken hususlardandır.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olup, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Ancak, somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 6100 sayılı HMK’nın 373/3. maddesi gereğince bozma ilamına uyulduğuna göre, bundan sonra yapılacak … bozmaya ve HMK’nın 297. maddesine uygun yeni bir karar vermekten ibarettir. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 01.12.2020 tarihli ve 2020/452 Esas, 2020/1387 Karar sayılı kararı ile … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli ve 2016/167 Esas, 2019/688 Karar sayılı kararına ilişkin olarak davalı vekilinin istinaf başvurusu hakkında bir değerlendirme yapıldığı ve mahkeme kararının kaldırıldığı, bundan sonra da Dairece Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararının bozulduğu gözetilerek, bozma kararından sonra yeniden hüküm kurulmakla yetinilmesi gerekirken, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan kararına karşı istinaf denetimi yapılır gibi istinaf harcına hükmedilmiş olması usul hukukuna açıkça aykırılık oluşturmaktadır.
Ne var ki; bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalının temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (9.) bendi “9-İstinaf başvurusu yerinde görülmediğinden alınması gereken 25.616,25 TL harcın peşin alınan 6.404,70 TL harçlardan mahsubu ile bakiye 19.211,55 TL’nin davalıdan tahsili ile Hazineye İrat Kaydına, Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,” cümlesinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.05.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.