Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/21718 E. 2013/1743 K. 31.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21718
KARAR NO : 2013/1743
KARAR TARİHİ : 31.01.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-) Suça Sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanık müdafinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2) Suça sürüklenen çocuk … hakkında, hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek, suça sürüklenen çocuk … hakkında konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarından kurulan hükümlere yönelik isteminin incelenmesine gelince;
Konut dokunulmazlığını bozmak suçundan 5237 sayılı TCK’ nun 116/1 maddesi uyarınca tayin edilen altı … hapis cezasının aynı yasanın 119/1-c maddesi gereğince artırılması sırasında on iki … yerine bir yıl hapis cezası belirlenmesi sonuç cezanın … olması karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a-) Suç tarihinde 12 yaşını doldurmuş, 15 yaşını doldurmamış olan, suça sürüklenen çocuk, …’ nin suç tarihi olan 26.11.2007 üzerine atılı suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği konusunda uzman doktordan rapor alınıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
b-) Suça sürüklenen çocuklara yüklenen konut dokunulmazlığını bozmak suçunun suç tarihinde uzlaşma kapsamında bulunması, mağdurun soruşturma evresinde 16.1.2008 tarihli ifadesinde; uzlaşmak istediğini belirtmiş olması ve hükümden önce 5560 sayılı yasa ile değişik 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 24. maddesi
yollamasıyla, 5271 sayılı CMK’ nun 253/4 ve 254 maddeleri gereğince, Ceza Muhakemesi Kanununa göre uzlaştırmanın uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin 8/2 maddesine göre suça sürüklenen çocukların yasal temsilcilerine uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği halde, yanlızca soruşturma evresinde 18 yaşından … suça sürüklenen çocuk …’ ye uzlaşma önerisi yapıldığının inceleme tarihinde ise suça sürüklenen çocukların onsekiz yaşını doldurduklarının anlaşılması karşısında 5271 sayılı CMK’ nun 253,254 maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuklara uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c-)Mağdurun suça sürüklenen çocuklara yüklenen konut dokunulmazlığını bozmak suçundan … herhangi bir maddi zararın bulunmadığının anlaşılması karşısında;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.06.2008 tarih, 2008/2-149 esas, 2008/163 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedenini oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca 5271 Sayılı CMK.nun 231.maddesinin 5.fıkrasının son cümlesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edeceğinden, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer tedbirlere çevrilmesine ve aynı yasanın 51.maddesine göre ertelenmesine ilişkin düzenlemelere göre daha lehe olduğu gözetilmeden, 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 7.fıkrasına yanlış anlam verilerek; adli sicil kaydına göre sabıkasız olan ve dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; konut dokunulmazlığını bozmak suçundan mağduru maddi zarara uğratmadıkları anlaşılan suça sürüklenen çocuklar hakkında, “zorunlu da olsa seçenek yaptırıma çevrilmiş olması nedeniyle” biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
d-) 5237 sayılı TCK.nun 50/3 maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş , 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4 maddesinde “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu taktirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır “şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Her ne kadar 5237 sayılı TCK.nun 50/6 maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de , yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK.nun 50/6 maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla suça sürüklenen çocukların mala zarar vermek suçundan kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
e-) Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar vermek suçundan belirlenen 2 … hapis cezasının 5237 sayılı TCK’ nun 50/1-d maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilirken cezanın bir katından anlaşılması gerekenin cezanın kendisi olduğu gözetilmeden cezasının 1 … 20 gün yerine 2 … süre ile internet kafelere gitmekten yasaklanması seçenek yaptırımına çevrilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 31.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.