Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7516 E. 2023/1634 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7516
KARAR NO : 2023/1634
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2963 Esas, 2021/1233 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/170 E., 2018/486 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe konu senedin teminat senedi olduğunu, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ,takibin iptaline ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu senette teminat kaydı bulunmakta ise de neyin teminatı olduğu belirtilmediği için kambiyo senedi geçerli olup senede karşı iddiaların yazılı delille ispatlanması gerektiğini, senedin metninde teminat yazmasının senedin mücerretlik vasfını etkilemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağı senedin ön yüzünde “…bedeli teminat ahzolunmuştur.” ibaresi senedin hangi hukuki ilişkinin teminatı olduğu açıkça yazılmadığından, bono üzerindeki bu ibare tek başına senedin teminat senedi olduğu iddiasını ispata yeterli olmadığı, alacaklının senedin teminat senedi olduğu yönünde de bir kabul beyanı bulunmadığı, davalı tarafından senedin ihdas nedeninin talil edilmediği, bononun veriliş nedeninin değiştirilmediği, davacının tanık dinletmesine de davalı yanın muvafakatı bulunmadığı, davacının, davalı şirkette ortakken “her kim ortaklıktan ayrılıp fırın iş yeri açarsa teminat senedi icraya konulacaktır.” şeklindeki iddiasını ispata yarar dosyada mevcut şirket karar defteri ve şirket ana sözleşmesinde bu yönlü bir kaydın bulunmadığı, davacı yanca teminat iddiasını usulune uygun bir şekilde yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili ve diğer ortaklardan teminat adı altında senetler aldığını, teminat senedinin asıl amacının ortaklardan birinin fırın dükkanı açtığı takdirde icraya konacağı teminatı olduğunu, bu konu ile ilgili tanık ve belgelerin olmasına rağmen eksik inceleme ile karar verildiğini, teminat senedinin taraflar adına yapılan sözleşmeye karşılık verildiğini ve illetten mücerretlik özelliğini yitirdiğini, müvekkili aleyhine icraya konulan senedin kayıtsız ve şartsız ödeme vaadi içermediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili ve diğer ortaklardan teminat adı altında senetler aldığını, teminat senedinin asıl amacının ortaklardan birinin fırın dükkanı açtığı takdirde icraya konacağı teminatı olduğunu, bu konu ile ilgili tanık ve belgelerin olmasına rağmen eksik inceleme ile karar verildiğini, teminat senedinin taraflar adına yapılan sözleşmeye karşılık verildiğini ve illetten mücerretlik özelliğini yitirdiğini, müvekkili aleyhine icraya konulan senedin kayıtsız ve şartsız ödeme vaadi içermediğini ileri sürerek ve resen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine dayanak senedin teminat senedi olup olmadığı, senet nedeniyle davacının borcu bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK 72 maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.03.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.