Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/8050 E. 2023/2764 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8050
KARAR NO : 2023/2764
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; dava konusu … ili … ilçesi, … köyü 196 ada 97 parsel ve 276 ada 1 parsel nolu taşınmazların kadastro çalışmalarında Maliye Hazinesi adına tespit edildiğini, söz konusu parsellerin babası …’dan kendilerine intikal ettiğini fakat yapılan kadastro çalışmalarında Maliye Hazinesi adına tespit gördüğünü, taşınmazların kendisine ait olduğunu tapu kaydının mevcut olduğunu, tapu kaydının kadastro çalışmaları yapılırken dikkate alınmadığını ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının iptali ile veraset ilamı payları oranında da … mirasçıları olan kendisi ve kardeşlerinin adına tapuya tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eski tapu kaydının en az üç sınır ile davaya konu yerlere uymadığı, Kadastro Mahkemesince verilen ret kararının bu dava bakımından kesin delil olduğu, davacıların 1986 yılından beri davaya konu yeri kullanmadığı bu nedenle zilyetlik şartının da oluşmadığı, hava fotoğraflarının incelenmesinin tapu kaydının uymaması ve zilyetliğinde bulunmaması nedeniyle sonuca etki etmeyeceği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu yerin mirasbırakanından kaldığını ve kardeşleri ile kendisine intikal ettiğini, kadastro işlemleri sırasında Maliye Hazinesi adına kayıt altına alındığını, Mahkemeye sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile taşınmazın yol ile bölünmüş iki parça ile ilgili hava fotoğraflarının verilmesini istediğini, Mahkemenin 2 no.lu ara kararı ile hava fotoğraflarının istenmesine yer olmadığına karar verildiğini, Mahkemenin bu isteğini reddederek davanın eksik araştırma ile sonuçlanmasına sebep olduğunu, fen bilirkişisinin detaylı araştırma yapmadan rapor hazırladığını, mahkemede bu raporu kabul edip bu rapora göre karar verdiğini, bu yüzden atadan kalma uzun zamandır murisin babası ve kardeşler tarafından kullanılan taşınmazın adlarına tespit edilmediğini, tanık ve mahalli bilirkişilerin beyanlarının dikkate alınmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 196 ada 97 no.lu parsel yönünden; tüm dosya kapsamına göre davacının dayanak tapu kaydının taşınmaza uymadığı, taşınmazda eskiden zilyetlik kurulmuşsa da 1986 yılından sonra zilyetliğin terk edildiği, 276 ada 1 no.lu parsel yönünden; çekişmeli taşınmazın hükmen tesciline esas alınan … Kadastro Mahkemesinin 14/06/2013 tarihli ve 2007/431 Esas, 2013/40 Karar sayılı dosyasında, eldeki dosya davacısı …’ın da taraf olduğu davada aynı dava sebeplerine dayanıldığı, yapılan yargılama sonucunda dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği, bu kararın dosyadaki mevcut deliller değerlendirilerek verilmesi nedeniyle esasa ilişkin olduğu, Mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, davacının bu parsel yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılması ve uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak kesin hüküm nedeniyle davanın reddine dair yeniden hüküm kurmak suretiyle,

1-)Davacının 196 ada 97 parsel yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-) Davacının 276 ada 1 parsel yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/07/2018 tarihli ve 2016/43 E. – 2018/200 K. sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına

1-Dava konusu 276 ada 1 parsel yönünden davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine
2- Dava konu 196 ada 97 parsel yönünden davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun; 14. maddesinin ilgili kısımları şöyledir;”Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40,kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.

(Değişik ikinci fıkra: 3/7/2005 – 5403/26 md.) Sulu veya kuru arazi ayrımı, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerine göre yapılır.”

17. maddesinin ilgili kısımları şöyledir;”Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14. maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilir.”

2.4721 sayılı … Medeni Kanunu’nun; 713. maddesinin ilgili kısımları şöyledir;”Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.” hükümlerine yer verilmiştir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Kadastro sonucu 276 ada 1 parsel sayılı taşınmazın senetsizden tarla vasfıyla tapu kaydının hudutlarının davalı yeri kapsamadığı, …’ın taşınmazdaki zilyetliğinin 20 yıl önce bıraktığı belirtilerek davalı olarak tespit edildikten sonra hükmen 28.08.2015 tarihinde Hazine adına tescil edildiği, 196 ada 97 parsel sayılı taşınmazın senetsizden ham toprak vasfıyla Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek Hazine adına tespit ve 04.12.2007 tarihinde tescil edildiği görülmektedir.

3 Çekişmeli 196 ada 97 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz incelemesinde; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

4.Çekişmeli 276 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz incelemesine gelince; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın hükmen tesciline esas … Kadastro Mahkemesinin 04/06/2013 tarih ve 2007/431 Esas, 2013/40 Karar sayılı kararının tarafları ve dava sebepleri aynı olduğu gerekçesiyle kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, anılan Kadastro Mahkemesi davasında Hazinenin taraf olmadığı, ancak Hazine lehine güçlü delil olabileceği kuşkusuzdur. Bu nedenle davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm nedeniyle ret kararı verilmiş olması isabetsiz ise de, davanın reddine ilişkin verilen karar, bu gerekçe ile ve sonucu itibariyle doğru olduğuna göre bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Mahkeme kararının gerekçe

kısmının düzeltilerek onanması, HMK’nın 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı tarafın 196 ada 97 parsel sayılı taşınmaz yönünde temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı tarafın 276 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar açıklanan gerekçeyle sonucu itibariyle doğru olduğundan, davacı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/1. maddesi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin kararının gerekçesi düzeltilmek suretiyle 6100 sayılı HMK’nın 371. maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren … Bölge Adliye Mahkemesi 2.Hukuk Dairesine gönderilmesine,

22.05.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.