Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6441 E. 2023/1377 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6441
KARAR NO : 2023/1377
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/855 Esas, 2021/1072 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/419 E., 2021/380 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğünün 2019/1357 E. sayılı dosyası ile takibe konulan TEB Şanlıurfa Şubesi’ne ait 80.000,00 TL bedelli 20.07.2018 keşide tarihli çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiş, duruşmadaki beyanında Şanlıurfa 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1320 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, müvekkili ile davacı şirket arasında ticari ilişki sebebiyle alınan davaya konu çek kargo ile gönderildiğinden çekin kimin tarafından keşide edildiğini bilmelerinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 21.01.2021 tarihli duruşmaya tarafların katılmadığı, davacı vekilinin mazeret de sunmadığı, davalı vekilinin mazeret sunduğu ancak davacı tarafın duruşmaya katılmaması halinde davayı takip edeceği veya etmeyeceği yönününde bir beyanda bulunmadığı, mahkemece davacıya davayı takip edip etmeyceği hususunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilerek, duruşma zaptının davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekilince dosyaya davayı takip edeceğine dair bir beyan sunulmadığı, 22.04.2021 tarihli duruşmaya yine davacı tarafın katılmadığı, bir mazerette sunmadığı, davalı vekilinin mazeret bildirdiği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi gereğince davanın 21.01.2021 tarihi itibariyle işlemden kaldırılmasına, 3 aylık yasal sürede dava yenilenmediğinden 21.04.2021 tarihi itibarıyla davanın açılmamış sayılmasına, Şanlıurfa 5 inci Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/21 D.İş dosyası ile 14.02.2019 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince derhal kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin 21.01.2021 tarihindeki ilk celsesinde davalının mazeret vermesi sebebiyle davalı tarafa davayı takip edip etmeyeceğine ilişkin davetiye gönderildiğini, davalı taraf buna cevap vermediğinden 22.04.2021 tarihli 2 nci ve son celsede, geçmişe dönük olarak, davalı taraf mazeret dilekçesi gönderdiği için 21.01.2021 tarihi itibariyle dosyayı işlemden kaldırarak, 21.04.2021 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayıldığını belirten hukuka aykırı bir karar verdiğini, böylece 6100 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde öngörülen süreler zımni olarak tek celsede harcanarak davacı ve davalı tarafın yasal haklarının gasp edildiğini, mahkemece davalı tarafa yapılan tebligattan sonra davalının 2 nci celseye 2 nci kez mazeret dilekçesi göndermesinin davayı takip ettiğini gösterdiğini, gerekçeli kararın ilk sayfasının son paragrafında taraflarına davacı olarak davayı takibe yönelik bir tebligat ve ihtarat gönderildiği belirtilmişse de böyle bir tebliğ ya da ihtarat yapılmadığını, kararın hüküm doğurması için usul ve yasaya uygun ihtar tebliğinin yapılması ve bu ihtarın sonuçlarının taraflara açıkça bildirilmesi gerektiğini, ilk celse dosyanın işlemden kaldırılacağı yönünde ara karar kurulmadığı, duruşma zaptının da taraflarına tebliğ edilmediği, mahkemece hatalı ve hukuka aykırı bir hüküm tesis edildiğini, Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğü’nün 2019/1357 E. sayılı dosyasına tüm borç bloke edilmiş olmasına ve dosyada teminat bulunmasına rağmen hak kaybına neden olacak şekilde tedbirin kaldırılmasının doğru olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı vekiline duruşma gününün 21.10.2020 tarihinde usulen tebliğ edilmesine, davacı vekilinin duruşmaya gelmemiş ve mazeret bildirmemiş olmasına, davalı vekilinin de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2012/9-850 E., 2012/816 K. sayılı kararında; “…davanın hazır bulunan tarafça takip edildiğine ilişkin açık bir beyan bulunmadığından dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verecektir.” şeklinde vurgulandığı üzere davayı takip edeceklerine ilişkin açık bir beyanının bulunmamasına, mahkemece bu konuda bir karar verilmemiş olsa bile dosyanın işlemden kaldırılmasını gerektiren hallerin gerçekleştiği anda dosyanın işlemden kaldırılmış sayılacağı, üç aylık sürenin de bu tarihten başlayacağı, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi hususunda ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6100 sayılı Kanun’un 150 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.