Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/7211 E. 2023/1448 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7211
KARAR NO : 2023/1448
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1703 Esas, 2021/964 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/269 E., 2019/209 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı TPMK vekili ve … tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı …Ş.’nin, 05, 16, 35, 38, 41, 43 . sınıfta; diğer davacı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş.’nin de 03, 05, 29, 30, 31, 32, 35, 36, 37, 39, 40, 43. sınıftaki bir kısım mal ve hizmet için “bizim” esas unsurlu seri markalarının bulunduğunu, davalının 35. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetler için “bizim köy ÇİFTLİK+şekil” ibaresini, marka olarak tescil başvurusunda bulunmasının iyi niyetle yapılmış bir başvuru olarak nitelendirilemeyeceğini, markanın “bizim” ibaresini esas unsur olarak içerdiğini, davacıların 35. sınıfta tescilli çok sayıda markasının bulunduğunu, dava konusu markada “çiftlik” ibaresinin tarım veya hayvancılık yapılan yer anlamında kullanılan bir ibare olduğunu “bizim köy” ibarelerinin çok büyük puntolarla ve üstte, çiftlik ibaresinin ise belli belirsiz ve alta yerleştirildiğini, “Bizim Köy” ibaresindeki köyün belli bir köy olmadığını, dolayısıyla gerek “köy” gerekse de “çiftlik” sözcüklerinin dava konusu markaya farklı bir anlam kazandırmadıklarını, davalının, bu markayı, gıda maddelerinin satış ve pazarlamasının yapıldığı 35. sınıfta kullanıyor ya da kullanacak olmasına bağlı olarak, davacıların gıda sektöründeki kullanımına bağlı çok tanınmışlık ve ayırt edicilik kazandırdığı “bizim” ibaresini ön plana çıkarmış bulunması eklendiğinde, davalıya ait marka işaretinde yer alan “bizim” ibaresinin neden markanın esaslı unsuru olarak oluşturulduğunun anlaşılacağını, davacılardan Besler Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş.’nin 16.01.2015 tarihli T/02499 sayılı tanınmış markalarının mevcut olduğunu ileri sürerek 2018-M-3904 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı … … davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki çekişmeli 35. sınıftaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, davacılara ait markalarda “BİZİM” ibaresinin ön planda olduğu ve bu ibarenin yanına eklenen zayıf ayırt ediciliğe sahip sözcükler ile yaratılmış bir markalar ailesi olduğu, dolayısıyla taraf markaları arasında “BİZİM” ibaresinin ortak nokta olduğu ve bu ortaklıktan kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal bir yakınlığın mevcut olduğu, davacı yanın önceki bilinen ve tanınır markalarının imajının dava konusu markaya nakledilmesine sebep olabileceği ve davalının bu sayede haksız bir menfaat sağlayabileceği, her ne kadar “bizim” ibaresi yaratılmış ya da özgün bir sözcük olmasa da çok uzun yıllardır sektördeki kullanımları neticesinde özellikle tescile konu “gıda ürünlerinin satışı” hizmetlerinde yüksek bilinirlik elde etmiş olması nedeniyle korunması gereken bir işaret olup nihai olarak taraf markaları arasındaki tüm bu sebeplerle iltibasa yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olduğu, “BİZİM” markasının davalı Kurum nezdinde tanınmış marka statüsünde kayıtlı olması, emsal olarak sunulan kesinleşmiş yargı kararlarında “bizim” markasının özellikle gıda sektöründeki çeşitli ürünler ve bu ürünlerin satışında tanınır olduğunun kabul edildiği, dava konusu markanın, davacı markalarının tanınır olduğu gıda sektörüne ilişkin ürünlerin satışını içerir mağazacılık hizmetlerinde tescil edilmek istenildiği görüldüğünden, anılan markanın bu kapsamdaki emtiadaki tescilinin, davacı yanın markalarından haksız yararlanma halini davalı lehine oluşturabileceği, dolayısıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının şartlarının oluştuğundan bahsedilebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK’in 2018-M-3904 sayılı kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili ve davalı … istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; markalar arasında benzerlik bulunmadığını, bütünsel açıdan inceleme yapılması gerektiğini, bölerek inceleme yapılamayacağını, benzerlik bulunmadığı için tanınmışlık hükümlerinin de incelenemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı … istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun net ve kesin şekilde benzerlikten bahsetmediğini, bu raporu göre hüküm kurulamayacağını, markanın iptal şartlarının bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı …’ın “bizim köy ÇİFTLİK+şekil” ibareli marka başvurusu ile davacıların itirazlarına mesnet “BİZİM” esas unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas olduğu gerekçesiyle davalı TPMK vekili ve davalı …’ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı başvurusuna davacılar tarafından 6769 sayılı Kanun’un 6 ıncı madde kapsamında yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen YİDK kararının yerinde olup olmadığı, iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun’un 6 ıncı madde hükmü.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.