Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/6037 E. 2012/5584 K. 07.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6037
KARAR NO : 2012/5584
KARAR TARİHİ : 07.03.2012

Sayı : KYB – 2011/379494

Hakaret suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 52. maddeleri uyarınca 1.800 yeni Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde kalan miktarın tamamının muaccel hale geldiği tarihten itibaren ödenmeyen para cezasına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 51. maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında zam İlavesine dair Fatih 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/07/2007 tarihli ve 2005/1245 esas, 2007/854sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10/11/2011 gün ve 2010/14065-57160 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/01/2012 gün ve 2011/379494 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-647 sayılı Cezaların infazı Hakkında Kanun’un 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 122. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış bulunması karsısında, hükümde geçen 647 sayılı Kanun’un 4786 sayılı Kanun’la değişik 5/5. maddesi uyarınca ödenmeyen para cezasına 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesinde belirtilen gecikme zammı yarısı oranında gecikme zammı ilavesine ilişkin kısmın uygulanamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar” başlıklı 50. maddesi 2 .fıkrasında yer alan “Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.” şeklindeki düzenlemeye rağmen, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1. maddesi uyarınca verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilmesinde,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı yasanın 23. maddesi İle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tâbi hakaret suçu yönünden, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip verilemeyeceğinin gerekçe ve hüküm fıkrasında değerlendirilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

Sayı : KYB – 2011/379494

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- 2 no’lu kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede;
Hakaret suçundan TCK.’nın 125/1.maddesi uyarınca seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması karşısında, aynı yasanın 50.maddesinin 2.fıkrası uyarınca bu cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi nedeniyle (2) no’lu kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (FATİH) 1.Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 26.07.2007 gün ve 2005/1245, 2007/854 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA,
2- 1 ve 3 no’lu kanun yararına bozma istemlerine gelince;
5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasada ödeme emri tebliği üzerine, belli süre içinde ödenmeyen para cezalarına gecikme zammı uygulanacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı halde gecikme zammına hükmolunması ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Yasa’nın 23.maddesi ile değişik Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231.maddesi uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı hakaret suçu yönünden, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması nedenleriyle (1) ve (3) no’lu kanun yararına bozma istemleri yerinde görüldüğünden, (FATİH) 1.Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 26.07.2007 gün ve 2005/1245, 2007/854 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 07.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.