YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3917
KARAR NO : 2023/3645
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/83 E., 2020/96 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Kapatılan 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar murisinin 26.07.2013 günü meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini belirterek müteveffanın annesi ve babası için 500,00 er TL maddi, 15.000,00 er TL manevi tazminatın yasal faizleri ile birlikte davalılardan müteselsilen alınıp davacılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı iddia edilen 39 11017 plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde 203209833 nolu zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe kapsamında kaza tarihi itibari ile bedeni zararlar açısından araç başına azami teminet limitinin zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sınırlı olduğunu belirterek davanın teminat dışı olması nedeni ile esastan reddine, davacı delillerinin tebliğine, sigorta şirketinin aleyhine faiz, masraf ve yargılama giderleri ve avukatlık ücretine hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya öncelikle husumet yönünden itiraz ettiğini, davacıların murisinin davalı Belediyenin işçisi olmayıp diğer davalı SVS Group’un işçisi olduğunu, kusurlu olmadıkları bi olayda davalı …’ nin sorumlu tutulması ve zararın taraflarından istenmesinin mümkün olmadığını, yine Belediye Başkanlığının Kamu Tüzel kişiliği olup, araçları alacakları ve hakları üzerine tedbir, haciz v.b. Kısıtlamaların konulmasının yasal olarak mümkün olmadığını, davacı tarafın tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı SVS Group İnşaat Taahhüt Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffa Sercan Ünver’ in 08.01.2013 tarihinde müvekkil şirkette işe başladığını, iş akdinin ölüm nedeni ile sona erdiğini, müvekkil şirketin ihale ile diğer davalı kurum olan Kırklareli Belediyesinde iş yüklenmekte olduğunu, davalı belediyenin Asıl işveren, müvekkil şirketin Alt işveren konumunda olduğunu, oluşan kazada müvekkil şirketin sorumluluğunun alt işveren olarak kusuru oranında olduğunu, ayrıca murislere iş kazası sebebi ile SGK’ dan toplu ödeme yapılması yada SGK ‘dan ölüm aylığı bağlanması durumunda bunun peşin sermaye değerinden mahsubu gerektiğini, davacıların manevi tazminat talebinde bulunduğunu, müvekkil şirket SVS ‘ye atfedilecek bir kusur olmaması sebebi ile bu bağlamda manevi tazminat talebinin de reddedilmesi gerekeceğine, kendi kusuru ile vefat eden müteveffanın mirasçılarına manevi tazminata karar verilmemesi gerektiği kanatinde olduklarını belirterek davacıların tüm taleplerinin müvekkil şirket açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI
1.Mahkemenin 04.02.2016 tarihli ilk kararında özetle; davacıların maddi tazminat taleplerinin sübut bulmadığından reddine, davacı … için 14.000,00 TL, … için 14.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Kırklareli Belediyesi ve S.V.S Group İnş.Tahhüt Tem. Taş. Sağlık Hizmetleri İç ve Dış Tic. Ltd. Şti’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya yönelik manevi tazminat istemin reddine, karar verilmiştir.
2.Kararın davacılar ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 12.06.2019 tarih ve 2018/6832 Esas ve 2019/4279 Karar sayılı ilamında özetle; Mahkemece, farazi desteğin karine olduğu kabul edilerek, Türk Borçlar Kanunu’nun 50 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca, somut olayın özelliğine göre davacı ana ve babanın birbirlerine desteği ile varsa diğer çocuklarından alabilecekleri destek de dikkate alınarak hakkaniyete uygun makul bir maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, ret sebebi ortak olan davalılardan … ve SVS Group İnş. Ltd. Şti. lehine maddi tazminat tazminat için tek, manevi tazminat için tek vekalet ücreti verilmesi gerekirken, her bir davacı aleyhine ayrı ayrı olacak şekilde ve ayrıca her bir davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
IV. BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR
Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle; bozma ilamı sonrasında dosyanın Aktüerya Uzmanına tevdii edildiği, bilirkişi raporunda baba …’in destekten yoksunluk maddi zararının 18.382,67 TL, anne …’in destekten yoksunluk maddi zararının 18.382,67 TL olduğunun bildirildiği, yapılan yargılama neticesinde, davacı vekilinin beyanları, davalı vekilinin beyanları, tanık anlatımları, bilirkişi raporu ve toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde davacıların, iş kazasında vefat eden işçinin anne ve babası olduğu, çocuklarının iş kazasında vefatından dolayı davacıların çocuklarının maddi desteğinden yoksun kaldığı ayrıca bu vefat nedeni ile yıprandıkları ve elem ızdırap içine düştükleri bu durumda davacıların ölüm geliri bağlanması şartına bağlı olmaksızın ve karine olarak çocukların anne-babasına destek olduklarının kabulü gereğince bilirkişi raporunda hesaplanan miktarda maddi tazminata , manevi tazminat yönünden ise davacıların elem ve ızdıraplarını bir nebze de olsa dindirecek ancak zenginleşmemelerine neden olmayacak ölçüde manevi tazminata hak kazandıkları kanaatine varıldığı gerekçesiyle;
1-Davacı …’in maddi tazminat talebinin Kabulü ile, 18.382,67 TL maddi tazminatın / destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 26.07.2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte (Davalı …Ş. bakımdan poliçe limiti ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı …’e ödenmesine,
2-Davacı …’in maddi tazminat talebinin kabulü ile 18.382,67 TL maddi tazminatın / destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 26/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Davalı …Ş. bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı …’e ödenmesine,
3-Davacı …’in manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 14.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan … ve Svs Group… Ltd. Şti.’den tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı …’e ödenmesine,
4-Davacı …’in manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 14.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan … ve Svs Group… Ltd. Şti.’den tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı …’e ödenmesine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kırklareli Belediyesinin gerçekleşen iş kazasında işveren konumunda olmadığı gibi müteveffa işçi ile aralarında herhangi bir iş sözleşmesi de bulunmadığını, diğer davalı S.V.S. Group un, muris işçinin asıl işvereni olduğunu, müvekkili Belediyenin olayın oluşu itibariyle iş güvenliği konusunda herhangi bir sorumluğu bulunmayan, kusur atfedilemeyecek 3. Şahıs konumunda olduğunu, kazalı müteveffanın, kazanın oluşumunda gerekli tedbirleri almadığını, yapılan iş konusunda sertıfikalı usta bir ışçı olmasına ragmen kazaya sebebiyet verdiğini, olayın oluşu göz önünde bulundurulduğunda murise yüklenilen kusur oranının hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin sadece ihale makamı konumunda olduğunu, işçi ve iş güvenliği konusunda sorumluluğunun bulunmadığını, davacılar lehine hükmedilmiş olan maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı bakımından da müteveffanın ailesine gerekli desteği sunup sunmadığı, ölmeseydi ne gibi bir desteği olacağı araştırılmadan hüküm kurulduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 nci maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 5 inci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanun’un 41, 42, 43, 44, 46 ve 47 nci maddeleri ile 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanun’un 77 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 22.06.2018 tarih 2016/5 E. – 2018/6 sayılı kararı.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1.Davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
2. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,3. Dosyanın kararı verene Mahkemeye gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.