Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/3158 E. 2023/4084 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3158
KARAR NO : 2023/4084
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2011 tarihli ve 2011/263 Esas, 2011/238 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca üç kez 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 28.10.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Sanığın Milas 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2012 tarihli ve 2012/285 Esas, 2012/779 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 05.01.2012 tarihinde işlediği, kasten yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve kesin nitelikteki bu mahkumiyet üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2013 tarihli ve 2012/504 Esas, 2013/400 Karar sayılı kararı ile İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2011 tarihli ve 2011/263 Esas, 2011/238 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı aynen açıklanarak, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca üç kez 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2013 tarihli ve 2012/504 Esas, 2013/400 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.11.2019 tarihli ve 2017/8617 Esas, 2019/10845 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
5. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2020 tarihli ve 2019/399 Esas, 2020/100 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği suça konu çeklerin sahte olduğunu bilmediğine ve hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, 08.06.2011 tarihinde katılan …’dan satın aldığı elektrikli ev eşyası karşılığında suça konu tamamen sahte 4.500,00 TL bedelli çeki verdiği, aynı gün katılan …’e ait iş yerine alışveriş yapmak amacıyla gittiği ve almak istediği tekstil ürünleri karşılığında suça konu tamamen sahte 5.500,00 TL bedelli çeki verdiği, katılan …’in çekin sahte olduğundan şüphelenmesi nedeniyle çekin fotokopisini alıp aslını sanığa iade ettiği, yaptığı araştırma neticesinde çekin sahte olduğunu öğrenmesi üzerine kolluk kuvvetlerine haber verdiği ve sanığın 08.06.2011 tarihinde katılan …’e ait iş yerinde yakalandığı, sanığın yapılan üst aramasında suça konu 5.500,00 TL bedelli çekin aslı ve suça konu tamamen sahte 11.500,00 TL bedelli çekin ele geçirildiği, katılan …’nın ise suça konu 4.500,00 TL bedelli çeki rızası ile kolluk kuvvetlerine teslim ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında suça konu çekleri açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği … …’a sattığı nevresim takımları karşılığında aldığını, bu alışverişe dair herhangi bir belgesinin bulunmadığını, suça konu çeklerin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
3. Suça konu çek asılları Mahkeme tarafından 22.08.2011 tarihli celsede incelenmiş, yasal unsurlarının tam olduğu ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
4. 20.06.2011 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu çeklerin ön yüzündeki yazı ve rakamlar ile arka yüzlerindeki “… …” ve “… …” yazılarının sanık …’nın el ürünü olduğu, ön yüzlerindeki keşideci imzaları ve çekin arka yüzlerinde … … ile … … adına atılı bulunan imzalar ile …, … ve …’un imza örnekleri arasında uygunluk ve benzerlik bulunmadığı, bu imzaların sahte olarak atıldıkları, suça konu çeklerde güvenlik hologramının bulunduğu ancak ultraviole ışığı ile yapılan kontrolde bankaya ait gizli desen ve logoların bulunmadığı, çeklerin amaca yönelik olarak sahte mahiyette düzenlenmiş oldukları belirtilmiştir.
5. Mahkemece sanığın, zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuş, suçun işleniş biçimi ve eylemin birden fazla müştekiye yönelik olması da dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık savunması, katılanların beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış, sanığın suça konu çeklerin sahte olduğunu bilmediği yönündeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, Mahkemenin, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin etmesine ilişkin gerekçesi yeterli ve hukuka uygun bulunmuştur.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2020 tarihli ve 2019/399 Esas, 2020/100 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.05.2023 tarihinde karar verildi.