YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2798
KARAR NO : 2023/3644
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; …. ilçesi, ….. Mahallesi 433 ada 16 parsel sayılı taşınmazın Belediye Tüzel Kişiliği adına tespit edildiğini, şu anda da davalı adına mera ve 18 ağaç zeytin vasfı ile tapuda kayıtlı olduğunu, niza konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılıp, tescil harici bırakılması gerekirken hatalı bir şekilde Bergama Belediyesi Tüzel Kişiliği adına tescil edildiğini belirterek, 433 ada 16 parselin tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; … ada 16 No.lu parselde 1984 yılından önce yapılan ruhsatsız yapıtların bulunduğunu, 88.400 m²’lik kısmının ifraz edilerek imar affına müracaat edilerek hak sahiplerine tahsisin yapıldığını, ıslah planının uygulanarak ifraz ile tapularının verileceğini, Bergama Belediyesi’ne ait olan tapusunun Belediye üzerinde kalması gerektirdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 03.03.2016 tarih ve 2012/36 Esas, 2016/205 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 2016/16323 Esas, 2017/7925 Karar sayılı ilamıyla; ”……. Mahkemece şehir plancısı, zirai bilirkişi, harita mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişi de bulundurularak dava konusu 433 ada 16 sayılı parsel üzerinde yeniden keşif yapılmalı, imar planı ve uygulama haritaları belediyeden getirtilmeli ayrıca özellikle 01.01.2003 tarihinden önce çekilen hava fotoğraflarından da yararlanılarak öncesi mera olan dava konusu taşınmazın mera niteliğini yitirip yitirmediği, 4342 sayılı Mera Kanunu’nun geçici 3. maddesinde yazılı koşulların oluşup oluşmadığı ve özellikle yerleşim, işgal ve yapılaşmanın 01.01.2003 tarihinden önce var olup olmadığı incelenmeli, bu tarihten önceki hava fotoğrafları getirtilerek dosyaya konulmalı, yapılan tüm araştırmalar neticesinde geçici 3. maddedeki koşulların oluştuğunun saptanması halinde dava reddedilmeli, aksi takdirde davanın kabulüne karar verilmelidir.” şeklindeki gerekçesiyle bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dava konusu yerin tapu kaydında mera vasfında olduğunu, iptali ile mera sicil defterine yazılması gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/B maddesi uyarınca mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerleri gibi paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle, bilirkişi, tanık beyanları ile ispat edilen orta malı taşınmaz malların sınırlandırılması, parsel numarası verilerek yüzölçümü hesabı yapılıp özel siciline yazılması gerekir. Vurgulandığı üzere, bu tür yerler ya kamunun yararlanmasına tahsis edilir veya kamunun kadimden beri yararlandığı yerlerdir. 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 4 üncü maddesi gereğince de bu gibi yerlerin vasfı değiştirilmeden özel mülkiyete geçirilmesi, amacı dışında kullanılması veya zamanaşımıyla kazanılması ya da sınırlarının daraltılması olanaklı değildir.
2. 27.05.2004 tarihli ve 5178 sayılı Yasa’nın 5 inci maddesi ile 4342 sayılı Mera Kanunu’nun bazı maddelerinde değişiklik yapılmış ve eklenen geçici 3 üncü maddesi ile;
Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar plânları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera, yaylak ve kışlak olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ot bedeli alınmaksızın tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak, bu nitelikteki taşınmazlardan ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam eder. Bunlar hakkında Hazinece dava açılmaz, açılmış davalardan vazgeçilir. Hazinece bu nitelikteki taşınmazlar hakkında ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları aleyhine açılan davalar sonucunda Hazine adına tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen, kesinleşen ve henüz tapuda işlemleri yapılmamış olan taşınmazlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.
Birinci fıkrada nitelikleri belirtilen taşınmazlardan Hazine adına tescil edilmesi gerekirken gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri adına tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan, taşınmazların emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydıyla vazgeçilir. Bu hüküm, henüz dava açılmamış taşınmazlar hakkında da uygulanır. Evvelce açılan davalarda Hazine adına tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen ve kesinleşen kararlara konu olan bu nitelikteki taşınmazların tapuları da talep etmeleri halinde aynı esaslara göre önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına devredilir.
(Ek fıkra: 3/6/2007-5685/1 md.) Birinci fıkrada nitelikleri belirtilen taşınmazlardan, Hazine adına tescil edilmesi gerekirken belediyeler adına tescil edilen ve belediyelerce konut veya işyeri yapılmak üzere bedelsiz olarak veya bedeli karşılığında gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine tahsis edilen, daha sonra Hazine tarafından ilgili belediye aleyhine açılan davalar sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilerek mera, yaylak ve kışlak özel siciline yazılan, fakat daha sonra bu Kanun hükümlerine göre mera, yaylak ve kışlak vasfı değiştirilerek Hazine adına tescil edilen taşınmazlardan; herhangi bir kamu hizmeti için gerekli olmayan, Hazinece herhangi bir tasarrufa konu edilmeyen ve halen tapuda Hazine adına kayıtlı olan taşınmazlar, tahsis tarihindeki arsa değerine devir tarihine kadar geçen süre için yasal faiz eklenerek belirlenecek bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydıyla adlarına tahsis yapılanlara devredilir” hükmü getirilmiştir.
3. Değerlendirme
1. Dava konusu…. ada 16 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydında mera vasfı ile tescil edilmiştir. Hazine TMK’nın 715 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/B maddesi gereğince tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir. Tapu kaydında dava dışı üçüncü kişiler lehine ıslah imar planı ile tahsis şerhlerinin konulduğu görülmüştür. Dava konusu bölgede Belediye tarafında 10.09.1987 ve 11.10 2010 tarihli imar çalışmaları yapıldığı, nitekim mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporları sonucu 16 parsel sayılı taşınmazın 88.400 m²’lik bölümü ıslah imar planı uygulaması içinde kaldığı, bu kısımda ev, ağaçların bulunduğu, yolların taş döşeli olduğu ve elektrik hizmetlerinin sağlandığı, kısaca yerleşim alanı olduğu tespit edilmiştir.
2. Tüm delillerden fen bilirkişi krokisinde gösterilen 88.400 m²’lik bölüm için Mera Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi kapsamında belirtilen şartların oluştuğu anlaşılmaktadır.
3. Ancak bozmadan önce yapılan keşif sonucu alınan ziraat bilirkişi raporunda dava konusu parselin ıslah imar planı dışında kalan kısmının halen mera olarak ve ağaçlandırılarak kullanıldığı ve 14.04.2010 onay tarihli imar planında park olarak gösterildiği tespit edilmiştir.
4. Bu durumda 01.01.2003 tarihinden önce yapılan ıslah imar uygulaması yapılan ve yerleşim yeri olarak kullanılan 88.400 m² yerde Mera Kanunu geçici 3 üncü maddesi şartları oluştuğundan bu bölüm ifraz edilerek bu kısma yönelik istemin reddi gerekir.
5. Taşınmazın 88.400 m² dışında kalan kısmının ise tapusunun iptali ile mera olarak sınırlandırılması gerekir. Bunun için mahallinde yeniden keşif yapılarak, imar ıslah planı zemine uygulanmalı, düzenlenecek fen krokisinde 88.400 m² yer ölçekli bir şekilde belirlenmeli ve kalan miktar hakkında davanın kabulüne karar verilmelidir.
6. Bu sebeplerle eksik inceleme ve araştırma ile verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.