Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/19354 E. 2023/4472 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19354
KARAR NO : 2023/4472
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat

Katılan vekilinin 28.05.2015 tarihli süre tutum dilekçesinde tüm sanıklar yönünden temyiz talebinde bulunmuş ise de; 19.06.2015 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinin içeriğine göre temyiz talebinin bir kısım sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik olduğu, sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz isteğinin bulunmadığı kabul edilerek yapılan incelemede:
Sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/134 Esas, 2015/108 Karar sayılı kararında;
1. Sanıklar …, …, … hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
2. Sanık … hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların iş yerinde çalışmadıkları halde işveren tarafından sahte sigortalı bildirimi yapıldığına, olaydan habersiz olmalarının mümkün olmadığına ve sahtecilik suçunun oluştuğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Temiz dışı sanık … … …’ın psikolojik sorunları ve alkol bağımlılığı bulunan sanık …’ı ortak iş yapacaklarını söyleyerek Yalova iline getirdiği ve birlikte gemi elektrik malzemeleri satan bir iş yeri açtıkları, sanık …’in sanıklar …, … … … ve … hakkında şirkette çalışmadıkları halde işe başlamış gibi sahte sigortalılık bildiriminde bulunduğu, sigortalılık bildiriminde bulunan sanıklar … ve …’in resmi belgede sahtecilik, aynı zamanda tüm sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık … (…) Çifter savunmasında; sanık …’in 2010 yılında boşandığı eşi olduğunu, o tarihlerde …’in Yalova’da Ataberk Gemi isimli bir şirketinin bulunduğunu, daha sonra bu şirketi sanık …’a devrettiğini, şirkette 2011 yılında birkaç ay sekreter olarak çalıştığını, suçlamayı kabul etmediğini, sanık …’in ise …’in kendisinden sonra evlendiği eşi olduğunu, bu kişinin şirkette çalışıp çalışmadığını bilmediğini, diğer sanık …’ı da tanımadığını ifade etmiştir.
3. Sanık … savunmasında; 2010 ve 2012 yılları arasında …’da gemi elektrik kaynak işi ile uğraşan … … isimli kişinin yanında dönem dönem çalıştığını, çalışırken sigortasının yapıldığını, işi bitince de çıkışının verildiğini, bunun dışında diğer sanıkları tanımadığını, dolandırıcılık suçu ile bir ilgisinin olmadığını belirtmiştir.
4. Sanık … … … savunmasında; sanık …’ten dört yıl önce boşandığını, sanık …’un iş yerinde 2011 yılı Ağustos ayında sekreter olarak çalışmaya başladığını, bir buçuk ay çalıştıktan sonra …’un aşırı alkol alması ve psikolojik sorunları olması nedeniyle işten ayrıldığını, sigorta primlerinin ödenip ödenmediğini, çıkışının yapılıp yapılmadığını bilmediğini, suç işlemediğini beyan etmiştir.
5. Sanık … ise savunmasında; teyzesinin oğlu olan sanık …’in çalışmak amacıyla kendisini Aksaray ilinden Yalova iline götürdüğünü, burada çalışırken teyzesinin oğlunun sigorta ve işe başlama işlemlerini yaptıracağını söyleyerek kendisine birçok evrak imzalattığını, ancak daha sonra …’in adına şirket kurup dolandırıcılık ve sahtecilik yaptığını, kendisini kandırdığını, ilaç bağımlısı olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini, sanık …’in kendisinden vekaletname aldığını, bu işleri tezgahlayan kişinin sanık … olduğunu ifade ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
6. Temyiz dışı sanık … beyanında; sanığın …’un yanında 30 gün çalıştığını, bu yüzden sigortalı gösterildiğini, daha sonra ayrıldığını, çıkışının yapılıp yapılmadığını bilmediğini ifade etmiştir.
7. Katılan kurum tarafından düzenlenen denetim raporu incelendiğinde; iş yerinin kayıtlı olduğu adresin mülk sahibi olan … Yanık’ın “Yalova … Sanayi sitesi B3 blokta yer alan 38 ve 39 numaralı dükkanların kendilerine ait olduğunu, 39 numaralı dükkanı üç yıl önce … … … isimli şahsa kiraladıklarını, …’in Altınova tersanelerinde gemi elektrikçisi olarak çalıştığını ve iş yerini depo olarak kullandığını, 2011 yılı Eylül ayına kadar faaliyet gösterdiğini,” beyan ettiği anlaşılmıştır.
8. Sanık …’ın cezai ehliyetinin tam olduğuna dair sağlık raporunun dosyada mevcut olduğu görülmüştür.
9. İş yerinin faaliyette olup olmadığına, sanıkların belirtilen iş yerinde çalışıp çalışmadığına dair 17.03.2015 tarihli kolluk araştırma tutanağı dosyada mevcuttur.
10. Sanık …’ın sanık …’ı vekil tayin ettiğine dair 07.02.2011 tarihli vekaletnamenin sureti dosyada bulunmaktadır.
11. Yargılama sonucunda, Mahkeme yüklenen suçlardan sanıkların beraatine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanıklar …, …, … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, sanıkların kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması, sanıkların sigorta primlerini katılan kuruma yatırmış olması halinde 5510 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesince primlerin irat kaydedileceği, aynı Kanun’un 96 ncı maddesince yapılan sağlık harcamalarının geri alınacağının düzenlenmiş olması, primlerin yatırılmamış olması halinde de katılan kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle mahkemenin suçun unsurlarının oluşmadığı yönündeki kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; Olay ve Olgular bölümünde yer verilen deliller ve beyanların içeriği, temyiz dışı sanık …’ın bir ay kadar …’un yanında çalıştığını beyan etmesine rağmen sigortalılık bildirimi yapılan sanıklar … ve …’nin …’in eski eşleri olmaları, diğer sanık …’ın ise, … …’ın yanında çalıştığını, sanık …’u tanımadığını beyan etmesi ve tüm dosya kapsamı karşısında, mahkemenin sanık …’un üzerine atılı sahtecilik suçunu işlediğine dair yeterli delilin bulunmadığına ilişkin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yapılan duruşmaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/134 Esas, 2015/108 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.