YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2284
KARAR NO : 2023/4356
KARAR TARİHİ : 19.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2021/431 Esas, 2022/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.11.2022 tarihli ve 2022/1629 Esas, 2022/1623 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve İlk Derece Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının lehe istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının aleyhe temyiz istemi; suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına davanın ihbar edilmesi ve gerekçeli kararın tebliğ edilmesi, teşebbüs nedeniyle makul bir ceza tayini gerektiği, sanık hakkında haksız tahrik şartlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile mağdurun olay tarihinde evli oldukları, suç tarihinden önce aralarında kıskançlık sebebiyle tartışmalar yaşandığı, olay günü sanığın sabaha karşı odada bulunan bıçağı yanına alarak mağdura salladığı, eylemine devam ettiği esnada odaya giren ailesinin sanığın elindeki bıçağı aldıkları anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Mağdur soruşturma aşamasında olayın sıcağı ile alınan beyanında sanığın kendisini bıçakla yaraladığını beyan etmemiştir.
4. Mağdur hakkında tanzim olunan adlî muayene raporlarında yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, kemik kırığı tarif edilemediği bildirilmiştir.
5. Sanık hakkında Adlî Tıp 4. İhtisas Kurulu ve Adlî Tıp Gözlem İhtisas Dairesinden alınan raporlarda sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezai ehliyeti tam olduğu bildirilmiştir.
6. Olay yeri inceleme raporu, olay yeri basit krokisi, uzmanlık raporlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli Kararın Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına Tebliğ Edilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
29.02.2020 tarihinde Resmi Gazete’de 31054 sayısında yayımlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13.12.2019 tarihli 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı kararı ile davanın suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na ihbar edilmesi ve gerekçeli kararın tebliğ edilmesi zorunluluğu ortadan kalktığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Teşebbüs İndirimi Yönünden Yapılan İncelemede
Oluş ve dosya kapsamına göre; Bakırköy Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 23.09.2021 tarihli raporu ve Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli celsesinde Bilirkişi olarak dinlenen Adlî Tıp Uzmanı Akın Tütüncülerin beyanına göre mağdurun vücudunda 2 adet kesici delici alet yarası bulunduğu, sol omuz kısmından girip koltuk altından çıkan ve sol göğüs boşluğuna geçerek hemotoraksa neden olduğu bildirilen yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, karın sol kısmından 9. ve 10. kaburgaların arasından girip diyaframın kesilmesine neden olduğu bildirilen yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu anlaşılmakla; mağdurdaki yaralanmalar ve meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek, teşebbüs nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesinin ikinci fıkrası ile yapılan uygulama sırasında alt ve üst sınır arasında makul ceza tayini yerine, yazılı şekilde hiç isabet almayan hallerde uygulanan 13 yıl hapis cezasına hükmetmek suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Haksız Tahrik Yönünden Yapılan İncelemede
Sanık ve mağdurun soruşturma aşamasında olayın sıcağı ile alınan ilk beyanlarında olay günü ve öncesinde mağdurun sanığın erkekliği ile ilgili aşağılayıcı şeyler söylediğine ilişkin anlatımları bulunmadığı gözetildiğinde koşulları oluşmadığı halde sanığın sonradan geliştirdiği savunmasına itibar edilerek hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Hesap Hatası Yönünden Yapılan İncelemede
Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi birinci fıkrası gereğince hükmedilen 9 yıl 9 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62 nci maddesi birinci fıkrası gereğince (1/6) oranında indirim yapılarak sonuç cezanın 8 yıl 1 ay 15 gün olarak hesaplanması gerekirken yazılı şekilde 7 yıl 13 ay 15 gün olarak hesaplanarak eksik cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.11.2022 tarihli ve
2022/1629 Esas, 2022/1623 Karar sayılı kararının teşebbüs nedeniyle uygulanan indirim oranı, haksız tahrik ve hesap hatası yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2021/431 Esas, 2022/318 Karar sayılı kararının sanık lehine istinaf edildiği, aleyhe istinaf bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.06.2023 tarihinde karar verildi.