YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1985
KARAR NO : 2023/3108
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 16.06.1999 tarihinde satın alarak hisse sahibi olduğu dava konusu 6679 parsel numaralı taşınmazı davalıların herhangi bir hakka dayanmaksızın kullandığını belirterek 2000 – 2005 yılları için ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili, herkesin hissesini davalı olan müteahhit …’ten aldıklarını, herkesin dairesinin belli olduğunu ancak, müteahhitin aynı daireyi birden fazla kişiye satması nedeniyle bazı kişilerin mağdur olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2013/104 Esas, 2015/836 Karar sayılı kararıyla, dairenin …’nin oğlunun kullanımında olduğu, davacının kullanmakta olduğu dairenin bulunmadığı belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile 10.129,47 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’den tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarih ve 2018/5337 Esas, 2019/1298 Karar sayılı kararıyla; davacının temyiz itirazlarının reddine, davalının temyiz itirazının kabulü ile paylı mülkiyete tâbi taşınmazlarda ecrimisile hükmedilebilmesi için intifadan men koşulunun oluşması gerektiği, davalılardan …’in kullanımının olmaması, diğer davalıların ise intifadan men edildiğine dair bir belge olmaması nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılardan …’in taşınmazda kullanımı olmadığından, paylı mülkiyete tâbi taşınmazlarda ecrimisile hükmedilebilmesi için intifadan men koşulunun oluşması gerektiğinden ve diğer davalılar yönünden ise intifadan men koşulu gerçekleşmediğinden, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizinde, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu bağımsız bölümün müvekkili davacıya tahsis edildiğini, bağımsız bölümü kullanan kişinin …’nin oğlu olup paydaş olmadığını, intifadan men koşulunun gerçekleştiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arasında ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.