YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11650
KARAR NO : 2023/6472
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3762 E., 2022/154 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/643 E., 2021/446 K.
Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalılardan TTK Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılardan TTK Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalılardan TTK Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar ile davacı vekilinin temyiz dilekçesi miktar itibariyle kesinlik nedeniyle reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 15.06.2022 tarihli ve 2022/4643 Esas, 2022/9212 Karar sayılı kararı ile davalılardan TTK Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesinlik nedeniyle reddine, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesinlik nedeniyle reddine dair ek kararın onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı … Müdürlüğünün asıl işveren olduğu, TTK’nın yer altı kömür üretim faaliyetlerinde kullandığı demir bağlarını hazırlama işinde çalışmakta iken 10.07.2014 tarihinde iş kazası geçirdiğini, malul kaldığını, maddi ve manevi zarara uğradığını, davacının aylık net ücretinin 1.100,00 TL olduğunu belirterek 1,00 TL maddi, 60.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili, davalı kurumun olayda kusurunun bulunmadığını, malluliyete itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı … vekili, davacıya sürekli olarak maddi ve manevi destekte bulunulduğunu, iş kazası sonrası hastaneye davalı şirket sahibi tarafından getirilip tedavisinin yapıldığını, zaten davacının davalı şirket yetkilisinin de akrabası olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile “1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile,
Davacının iş kazası sonucu %19,00 maluliyeti nedeniyle taleple bağlı 99.837,20 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 10.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen KABULÜ ile,
Davacının iş kazası sonucu %19,00 maluliyeti nedeniyle takdiren 19.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 10.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan TTK Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, kaldırma kararına uygun bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, işçiye %20 kusur verilmesinin yerinde olmadığını, davalılar arasındaki ilişkinin geçerli asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğunun kabulüyle maddi zararlarının eksik hesaplandığını, bakiye ömür süresinin eksik hesaplandığını, itirazlarına rağmen ek rapor alınmadığını, manevi tazminatı az olduğunu, müvekkilinin aleyhine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, rücu dosyasındaki kabulün kesin hüküm oluşturmadığını, müvekkilinin ihale edilen iş kapsamında çalışmakta iken iş kazası geçirdiğini, Mahkemece asıl işin hatalı olarak taşkömürünün çıkarılması olarak kabul edildiğini, TTKnın işinin üretmek işletmek değil, en iyi şekilde değerlendirmek olduğunu, son bilirkişi ücretlerinin davalılardan tahsili yerine kısmen kabul kısmen red sebebiyle mahkeme masraf ve harçları eksik hüküm altına alındığını, maddi tazminat davası belirsiz alacak davası olarak açıldığından belirlenen bu tutar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tespit edilen 212.679,86 TL maddi tazminata göre vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı … vekili, davacının diğer davalının işçisi olduğunu, diğer davalıyla aralarında rödovans sözleşmesi olduğunu, iş kazalarından sorumluluğu olmadığını, müvekkilinin işletme ve işlettirme hakkı olduğunu, manevi tazminatın fazla olduğunu, faizin dava tarihinden işletilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi tazminata ilişkin değerlendirmenin yerinde olduğu, manevi tazminatın ise az bulunduğu gerekçesiyle davalının istinaf istemi reddedilmiş, davacı istinaf istemi kabul edilerek “…Davacının istinaf başvurusunun …nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kabulüne, yeniden esas hakkında karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının kaldırılmasına,
1)Davacının maddi tazminata ilişkin davasının kabulü ile talep gibi 99.837,20 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 10.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2)Davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine…” karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince, ek karar ile davacı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin esasa ilişkin kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili ile davalılardan TTK Genel Müdürlüğü vekili, ek karara karşı süresi içerisinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar etmiş, ek karara karşı temyizinde ise kararın kendileri yönünden miktar itibariyle kesin olmadığını belirtmiştir. Karar düzeltme mahiyetli dilekçesinde ise; dosya kapsamında alınan son bilirkişi raporu doğrultusunda kesinliğin söz konusu olmadığını onama kararının hatalı olduğu belirterek Daire kararının kaldırılmasını ve dilekçede belirtilen sebeplerden kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; anahtar teslimi iş olduğunu, işverenlik ilişkisinin bulunmadığını, kendi mühendislerinin olaya dahil olmadığını, yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 ncü maddesi
3. Değerlendirme
1.25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) kanun yollarına ilişkin hükümleri, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanır.
2.6100 sayılı Kanun’da ise karar düzeltme kanun yolu düzenlemesine yer verilmediği anlaşılmakta ise de Dairemiz kararının incelenmesinde, Daire kararının hatalı olup maddi hata dilekçesi şeklindeki karar düzeltme istemi niteliğini taşıyan başvurusunun kabulune karar vermek gerekmiştir.
3.Dosya kapsamında alınan 21.01.2021 tarihli hesap bilirkişi raporu nazarında davacı vekili talebinin miktar itibariyle kesinlik sınırı altında kalmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
4. Esas yönünden yapılan incelemeye gelince, bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalılardan TTK Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dairemizin 15.06.2022 tarihli ve 2022/4643 Esas, 2022/9212 Karar sayılı ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Bölge Adliye Mahkemesince verilen 09.03.2022 tarihli ek kararın BOZULMASINA,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.