YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12828
KARAR NO : 2023/2646
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/486 E., 2019/380 K.
KARAR : Kısmen kabul, kısmen reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 sayılı Orman Kanunu’na (3116 sayılı Kanun) göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 6831 sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) göre 25.12.1980 tarihinde yapılıp itirazsız yerlerde 14.05.1980 tarihinde ilân edilerek kesinleşen, itirazlı yerlerde ise, 11.03.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 üncü Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanunla (1744 sayılı Kanun)
değişik 2 nci madde uygulaması vardır. Çekişmeli taşınmaz, 6831 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi uyarınca nitelik yitirdiği gerekçesiyle orman sınırı dışına çıkarılan ve Hazine adına tescilli olan 198 parsel sayılı taşınmazda, 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanuna göre kullanım durumunun belirlenmesi amacıyla 09.04.1992 tarihinde yapılıp 02.03.1993 – 01.04.1993 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen kadastro çalışmalarında …, … …, …, …, … ve …’in kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiş, vaki itiraz üzerine 09.02.2001 tarihinde tescil edilmiştir.
2.Davacı … Yönetimi vekili, 08.09.2009 havale günlü dilekçe ile … Köyü 322 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün yörede 14.05.1980 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kaydının kesinleşmiş orman sınırları içinde kalan bölümünün iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, çekişmeli taşınmazın kendilerine ait olduğu ve ormanla bir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
… 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.11.2010 tarihli ve 2009/337 Esas, 2010/344 Karar sayılı kararıyla, yargılamanın devamı sırasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan pafta yenileme çalışmalarında çekişmeli taşınmazın 27843 ada 160 parsel sayısında yenileme işlemine tâbi tutularak kadastro tutanağı düzenlendiği ve kadastro mahkemesinin 2010/552 Esas sayılı dosyasında da bu parsele ilişkin itiraz edildiğinden mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dosyanın görevli kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … Yönetimi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.05.2013 tarihli ve 2012/13803 Esas – 2013/5419 Karar sayılı kararı ile, “davacı … Yönetiminin çekişmeli taşınmazın kısmen orman tahditinin içinde kaldığı iddiasıyla bu bölümün tespitinin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemi ile açtığı davanın, kesinleşmiş orman kadastrosuna dayalı olarak dava konusu parselin mülkiyeti ve mülkiyetine yönelik bir hakka ilişkin olduğu gözetilmeksizin ve bu talep yönünden görevli mahkeme genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu halde, davanın 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan pafta yenileme çalışmalarına itiraza dönüştüğü gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğu” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, 26.12.2014 tarihli teknik krokide (A) harfi ile işaretli 2.553,00 metrekarelik kısmın orman vasfı ile tapusunun iptal edilerek Hazine adına tesciline, kalan kısmının davalılar üzerinde aynen bırakılmasına karar verilmiştir.
D. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … İdaresi, davalı …, …, …, … ve bir kısım davalılar vekili … temyiz isteminde bulunmuştur.
E. Temyiz Nedenleri
1.Davacı … Yönetimi temyiz dilekçesinde, hükmün infazının mümkün bulunmadığını, hüküm kısmında ada parsel numarasının belirtilmediğini, taşınmazın tamamının orman vasfında olduğunu ve Mahkeme kararının bu suretle usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalılar temyiz dilekçelerinde özetle, eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulduğunu, taşınmaz bölümünün orman niteliği taşımadığını ve kesinleşmiş orman tahdit sınırları dışında bulunduğunu, davanın hak düşürücü süre engeline takıldığını, öte yandan aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
F. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, orman iddiasına dayalı açılan tapu iptali ve tescil davasında taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6831 sayılı Kanun’un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … İdaresi vekilinin ve davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden, 3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi uyarınca davalılardan harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.