Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/535 E. 2023/2622 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/535
KARAR NO : 2023/2622
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/503 E., 2021/1565 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/265 E., 2020/825 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davalılar vekili Avukat …. karşı taraftan davacılar vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkilleri ile davalı …’in paydaş olduğu dava konusu taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığını, davacıların kullanımına rıza gösterilmediğini, 04.09.2017 tarihinde davalılarla bir araya gelerek taşınmazdaki hisselerini kullanmak istediklerini ve davalıların müdahalelerine son vermelerini istediklerini, intifadan men koşulunun gerçekleştiğini belirterek el atmasının önlenmesini, 04.09.2017 tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için yasal faiziyle birlikte 30.000,00 TL ecrimisil bedelinin ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazda hissesinin bulunmadığını, davalılardan Mehmet’in abisi olduğunu, onun adına taşınmazı kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ….. cevap dilekçesi sunmamış, dava konusu taşınmazda hissedar olan kişilerin kök murislerinin kardeş olup başka parselde de paydaş olduklarını, geçmişte kendi aralarında paylaşım yaptıklarını, muris …. mirasçılarının kendi aralarında paylaşım yaptıklarını, dava konusu taşınmazın davalıların kullanımına bırakıldığını, tarafların paydaşı olduğu 1650 parsel için aynı gerekçeyle açılan davanın reddedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; dosya kapsamına göre dava konusu 1732 parselin fiili zemin kullanım sınırlarının net bir şekilde belli olduğu, fen bilirkişinin 04.12.2019 havale tarihli krokide A harfi ile gösterilen bölgeyi … adına kiracı sıfatı ile kardeşi …’un kullandığı, kullanım alanının 47.680 m² gelmekte olup, …’un 1732 parseldeki toplam hissesinin 16.924,46 m² olduğu, aradaki 30.755,54 m²’nin fazla kullanılarak müdahalede bulunulduğu, davalı tarafın 1650 parsel ile 1732 parselin aynı parselden ifrazen oluştuğunu ve tarafların murislerinin karşılıklı hisse değiştirdiğini beyan ettikleri ancak, yapılan incelemede aynı parselden gelmediği, ayrıca paydaşlar arasında fiili kullanma biçimine veya harici taksime değer verilebilmesi o kullanma biçimi veya harici taksimin aynı parsele yönelik olması ve tüm paydaşları bağlayıcı nitelik taşıması gerektiği belirtilerek el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, 4.115,96’şar TL ecrimisil bedelinin davalılardan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin kendi hissesine ek olarak kök muris …. mirasçılarından onlara başka parselden yer vermek suretiyle toplam 13.694 m² yer aldığını, kalan 17061 m²’nin de tarafların kök murislerinin aralarında yaptığı taksim nedeniyle kullanıldığını, davacıların 1732 parselde yer kullanmadıklarını söyleyerek dava açmışlar ise de C harfiyle gösterilen 41.000 m²’lik kısmı kullandıklarını, bu durumun İlçe Tarım Müdürlüğünün ÇKS kayıtlarından da anlaşılabileceğini, davacıların bu alanda Celal Yıldırım hissesini kullandıklarını söyleseler dahi bu şahsa ait 35.541 m² yerden fazla olarak 5.459 m² yeri kullandıklarını, payından fazla yer kullanan dava dışı kişilerin davaya dahil edilmediğini, kök murislerin yaptığı rızai taksim sonucu davacıların dava dışı 1650 parselin tamamını kullanmakta olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile istinaf incelemesine konu karar tarihi itibarıyla istinaf kesinlik sınırı 5.390,00 TL olup davalılar aleyhine her bir davacı için hükmedilen ecrimisil miktarı 4.115,96’şar TL olduğundan ecrimisile yönelik kararın miktar itibari ile kesinlik sınırı içerisinde kaldığı; mahallinde yapılan keşif sonucu alınan rapor ve tanık beyanlarından davacı tarafa ait hisseden 30.755,54 m² alanın davalılar tarafından haksız olarak kullanıldığı, 04.09.2017 tarihi itibari ile hissedar olan davalı … yönünden intifadan men şartının gerçekleştiği, hissedar olmayan davalı … yönünden intifadan men şartının aranmayacağı, Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davalılar vekilinin ecrimisil yönünden istinaf başvuru dilekçesinin, HMK’nın 341/2, 346 ve 352 nci maddeleri uyarınca reddine, el atmanın önlenmesi kararı yönünden istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili yukarıda IV-B bölümünde belirtilen sebeplerle kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 190 ıncı maddesi.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi ve “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dava konusu taşınmazda davacıların payına karşılık kullandığı yer olduğu anlaşılmakla davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

8.400,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.