YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6042
KARAR NO : 2023/8263
KARAR TARİHİ : 11.07.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/973 Esas, 2020/998 Karar
KATILANLAR : …, …, …, S.S. … Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜMLER : A) … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2017/156 Esas, 2019/430 sayılı Kararı ile; atılı suçtan mahkûmiyet
B) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2020/973 Esas, 2020/998 sayılı Kararı ile; ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak atılı suçtan beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2014 tarihli ve 2014/657 Esas, 2014/1701 Soruşturma, 2014/80 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2016 tarihli ve 2014/59 Esas, 2016/284 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci ve 248 inci maddelerinin birinci fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 51 inci maddesi gereğince cezanın ertelenmesine hükmedilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 31.03.2017 tarihli ve 2017/735 Esas, 2017/737 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kooperatif vekilinin istinaf başvurusu üzerine hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2017/156 Esas, 2019/430 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesi, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 10 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
E. Sanık müdafiinin ve katılan kooperatif vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2020/973 Esas, 2020/998 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmek suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan kooperatif vekilinin temyiz istemi; sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine, sanığın parayı iade etmediği gözetilerek hakkında 5237 sayılı Kanun’un 248 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılmaması gerektiğine, tanık beyanına dayanılarak kooperatif defterlerinin, faturaların ve belgelerin aksinin ispat edilemeyeceğine, çelişkili raporlarla hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
İlk derece mahkemesince; suç tarihinde S.S. … Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan sanık …’nin haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen diğer sanıklarla birlikte kooperatife ait 95.516,82 TL’yi mal edinerek zimmetine geçirdiği kabul edilerek mahkumiyetine hükmedilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf mahkemesince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; 20.04.2016 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı, 15.12.2014 tarihli bilirkişi raporunun ise kooperatifin defter ve belgeleri ile sanıklar tarafından sunulan belgeler ve tanıkların beyanlarına istinaden düzenlendiğinden bu raporun dosya kapsamına uygun olduğu gözetilerek söz konusu bilirkişi raporu, tanıklar … ile …’ın beyanları ve tüm dosya kapsamından sanığın zimmet suçunu işlediğine dair cezalandırılmasına yetecek kesin ve somut delil elde edilememesinden dolayı zimmet suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu kabul edilerek beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; gerekçeye dayanak yapılan bu Kanun hükmünün ilk derece mahkemesi tarafından belirlenen maddi mesele değiştirilmediği hallerde uygulanabileceği, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü bakımından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gereğince duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2020/973 Esas, 2020/998 sayılı Kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek aynı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.07.2023 tarihinde karar verildi.