Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9147 E. 2023/1981 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9147
KARAR NO : 2023/1981
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2014/54 E., 2019/8 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Samsun ili … ilçesi … Beldesi çalışma alanında bulunan 199 ada 1 parsel sayılı 6.149,35 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, depo ve fındık bahçesi vasfıyla, 193 ada 33 parsel sayılı 4.231,62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ve 193 ada 34 parsel sayılı 2.544,60 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise fındık bahçesi vasfıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden davalı … adına; 199 ada 2 parsel sayılı 1.252,11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, fındık bahçesi vasfıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden davalı … adına; 198 ada 4 parsel sayılı 592,24 m2 ve 193 ada 30 parsel sayılı 1.054,25 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise fındık bahçesi vasfı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden davalı … adına tespit edilmiştir.

2. Davacı … dava dilekçesinde; Samsun ili … ilçesi … Beldesi 199 ada 1, 193 ada 33, 34, 199 ada 2, 198 ada 4 ve 193 ada 30 parsel sayılı taşınmazların dedesi … oğlu … …’ın malı olduğunu, kendisinin de miras payı bulunduğunu ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile muris … … mirasçısı olan … … mirasçıları adına hisseleri oranında tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

3. Müdahil Hazine ve … müdahale dilekçesiyle; çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, davaya katılmışlardır.

4. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1951 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) hükümleri gereğince yapılan orman kadastrosu, 1986 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ve 31.10.2008-01.12.2008 tarihleri arasında ilân edilen arazi kadastrosu bulunmaktadır.

II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2013 tarihli ve 2008/148 Esas, 2013/27 Karar sayılı önceki kararı ile, davanın kısmen kabulüne, 199 ada 1, 2 ve 193 ada 34 nolu parsellerin orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 193 ada 30 nolu parsel ve 198 ada 4 nolu parselin … ve arkadaşları adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, 193 ada 33 nolu parselin orman bilirkişisinin 17.12.2012 tarihli raporunda (B) sembolü ile gösterilen 2.284,61 m² yüzölçümlü kısmının ayrı bir parsel numarası verilerek … ve arkadaşları adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline; 193 ada 33 nolu parselin orman bilirkişisinin 17.12.2012 tarihli raporunda (A) sembolü ile gösterdiği 1.947,01 m² yüzölçümlü kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2013 tarihli ve 2008/148 Esas, 2013/27 Karar sayılı önceki kararı, dahili davalı Hazine vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.02.2014 tarihli ve 2013/6310 Esas, 2014/2462 Karar sayılı ilamıyla; “çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1951 yılında 3116 sayılı Kanun hükümleri gereğince yapılan orman kadastrosu, 1986 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ve 31.10.2008-01.12.2008 tarihleri arasında ilân edilen arazi kadastrosu bulunduğu, çekişmeli 199 ada 1 ve 2 ve 198 ada 4 parsellerin batısı 1951 yılında yapılan tahditte orman sınırı içinde iken, 1986 yılında yapılan 2/B uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarıldığı ve 193 ada 33 ve 30 parseller 1951 yılında yapılan tahditte orman sınırı dışında bırakıldığı, ziraat bilirkişi raporunda 193 ada 30, 33 ve 34 parseller ile 199 ada 1 ve 2 parsellerin 30 – 40 yıllık fındık bahçesi olduğunun bildirildiği, orman bilirkişi raporuna ekli, 1955 tarihli hava fotoğrafında taşınmazların büyük bölümünün açık alanda göründüğü halde, 199 ada 1 ve 2, 193 ada 34 ve 193 ada 33 parselin (A) harfi ile gösterilen kısmının orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği, bu haliyle orman bilirkişi raporunun kendi içerisinde çelişkili olduğu, ayrıca hava fotoğrafı ve memleket haritasıyla da çeliştiği açıklanarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacının ve asli müdahillerin davalarının kısmen kabulü ile, Samsun ili … ilçesi … Beldesi … Mahallesi, 199 ada 1, 199 ada 2, 193 ada 34 nolu parsellerin kadastro tespitlerinin iptali ile Orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; Samsun ili Terme ilçesi … Beldesi, … Mahallesi, 193 ada 30 nolu parsel ve 198 ada 4 nolu parsellerin kadastro tespitlerinin iptali ile 210/10.080 hissesinin …, 210/10.080 hissesinin …, 210/10.080 hissesinin …, 210/10.080 hissesinin …, 9240/10.080 hissesinin … adına tapuya kayıt ve tesciline; Samsun ili … ilçesi … Beldesi … Mahallesi, 193 ada 33 nolu parselin kadastro tespitlerinin iptali ile, fen ve orman bilirkişi heyetinin 14.01.2019 havale tarihli raporunda A sembolü ile gösterilen 1887,07 m² yüzölçümlü kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fen ve orman bilirkişi heyetinin 14.01.2019 havale tarihli raporunda B sembolü ile gösterilen 2344,55 m² yüzölçümlü taşınmazın ayrı bir parsel numarası verilerek 210/10.080 hissesinin …, 210/10.080 hissesinin …, 210/10.080 hissesinin …, 210/10.080 hissesinin …, 840/10.080 hissesinin …, 8400/10.080 hissesinin … adına tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamında belirtilen hususlar dikkate alınmadan hazırlanan raporun yeterli olmadığını, 17.02.2012 tarihli orman bilirkişisi raporunda dava konusu taşınmazlardan 199 ada 1, 2, 193 ada 34 nolu parseller ile 193 ada 33 nolu parselin A sembolü ile gösterilen 1.947,01 m² yüzölçümlü kısmının orman vasfında olduğunun belirtildiği, 31.11.2018 tarihli orman bilirkişisi raporunda ise dava konusu taşınmazların tamamının ise orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edildiği, her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun), 3116 sayılı Kanun, 6831 Sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun),

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.