YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2379
KARAR NO : 2023/2917
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/281 E., 2022/271 K.
KARAR : Davanın kısmen kabul, kısmen reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen ecrimisil davasının kısmen kabulüne, 14.680,42 TL ecrimisilin davalıdan alınarak …’ye ait veraset ilamındaki payları oranında asıl ve birleştirilen davacılara verilmesine, 2.181,50 TL’ye 31.12.2002, 10.068,49 TL’ye 31.12.2003, 2.430,42 TL’ye 19.03.2004 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 291 ada 31 parsele otopark işletmek suretiyle gerçekleşen el atmanın davacıların 245/438 payı ile sınırlı olarak önlenmesine, aynı parselde bulunan 2 katlı bina ile ilgili davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
A. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili …’nin dava konusu 7291 ada 31 parsel sayılı taşınmazın paydaş maliklerinden olan …. İşeri mirasçısı olduğunu,….nin diğer mirasçılarının da davaya muvafakati olduğunu ve vekaletnameleri bilahare sunacağını, davalının taşınmazı uzun süredir bina yapmak ve oto yıkama yeri işletmek suretiyle tek başına kullandığını, belirterek, 1.000.000.000 TL ecrimisilin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsilini, taşınmaza el atmanın önlenmesini ve binanın kalini talep etmiştir.
B. Davacılar vekili birleşen 2004/151 Esas sayılı dosyada vermiş olduğu dava dilekçesinde, müvekkilleri …, …, …, …, …’nin dava konusu 7291 ada 31 parsel sayılı taşınmazın paydaş maliklerinden olan …. İşeri mirasçıları olduğunu, davalının taşınmazı 2002 yılı Ekim ayından itibaren bina yapmak ve oto yıkama yeri işletmek suretiyle tek başına kullandığını, Şişli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/953 Esas sayılı dosyasında bu hususun tespit edilmiş olduğunu belirterek, 2002 yılı Ekim ayından itibaren 2.000.000.000 TL ecrimisilin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsilini, taşınmaza el atmanın önlenmesini ve binanın kâl’ini, dosyanın Şişli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/953 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleştirilen dosyalarda sunmuş olduğu cevap dilekçelerinde, tarafların dava konusu taşınmazda, imar uygulaması sonucunda paydaş hale geldiğini, ayrıca davacının İdare Mahkemesinde imar planının iptali için dava açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli ve 2003/953 Esas, 2016/155 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 01.07.2019 tarihli ve 2019/3248 Esas, 2019/6736 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazda davacının kullanabileceği bir alan olup olmadığının belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava tarihinde dava konusu taşınmaz üzerinde davacıların kullanabileceği bir yer bulunmadığı anlaşıldığından, Asıl ve birleştirilen ecrimisil davasının kısmen kabulüne, 14.680,42 TL ecrimisilin davalıdan alınarak …’ye ait veraset ilamındaki payları oranında asıl ve birleştirilen davacılara verilmesine, 2.181,50 TL’ye 31.12.2002, 10.068,49 TL’ye 31.12.2003, 2.430,42 TL’ye 19.03.2004 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, el atmanın davacıların 245/438 payı ile sınırlı olarak önlenmesine, 2 katlı bina ile ilgili davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde, birleştirilen dosyanın tefrik edilerek işlemden kaldırılmasına karar verildikten sonra hukuka aykırı şekilde yenilenerek tekrar asıl dosya ile birleştirildiğini, davacının ıslah dilekçesine verdiği cevapta zamanaşımı defi ileri sürmüş olmasına karşın mahkemenin bu hususu gözetmediğini, ayrıca davacılar yönünden taraf teşkilinin tamamlanmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
a) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
b) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi
c) 25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
3. Değerlendirme
a) Dosyanın incelenmesinde, asıl davanın 15.07.2003 tarihinde 1.000,00 TL ecrimisil talebi ile, birleşen davanın ise 19.03.2004 tarihinde 2.000,00 TL ecrimisil talebi ile açılmış olduğu, davacılar vekilinin 30.11.2021 tarihli dilekçesi ile talep ettiği ecrimisil miktarını arttırdığı, davalı vekilinin ise süresi içinde vermiş olduğu dilekçesi ile ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre, yukarıda “ilgili hukuk” bölümü (c) bendinde açıklandığı üzere davacının 30.11.2021 tarihli dilekçesi ile talep ettiği ecrimisil zamanaşımına uğradığından, mahkemece dava dilekçesinde talep edilen ecrimisil miktarı ile sınırlı olarak hüküm kurulması gerekirken, davalının zamanaşımı defi dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
b) Bundan ayrı, birleştirilen dava 14.04.2006 tarihli celsede işlemden kaldırılarak yeni esasa kaydedildikten sonra, 18.11.2016 tarihinde yeni esasa kaydedilmesi için başvuru harcı alınması gerektiği, harç eksikliğinden dolayı dava olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle karar verilmeden esasın kapatılmasına karar verilmiş ise de, birleşen davanın açıldığı tarihte başvuru harcı alınmış olduğundan, ve dahi işlemden kaldırılma tarihinden önceki süreçte de takipsiz bırakılmadığı anlaşıldığından, verilen karar hatalı ise de, neticeye etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.