YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5103
KARAR NO : 2023/7145
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/156 E., 2023/6 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı kurum vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin Kayseri Merkez Nuh Naci Yazgan Üniversitesinde bir süre faaliyet gösterdiğini, daha sonra faaliyetine son vererek kapandığını, müvekkili şirket ile … A.Ş. arasında hizmet işgücü alım sözleşmesi imzalandığını, kurumca verilen işyeri sicil numarasına bildirimler yapıldığını, müvekkil şirketin … A.Ş ile yaptığı sözleşme sona erince kapandığını, müvekkili şirketin kuruma herhangi bir borcunun olmadığını, kurumca işyeri sicil numarasının … A.Ş. alt işveren dosyasına taşınmasının istendiğini, müvekkilinin itiraz ettiğini ancak itirazın 2018/122 Esas 2018/112 Karar nolu komisyon kararı ile reddedildiğini, müvekkili firmanın faaliyetine son vererek kapatılması, tüm işve işlemlerin bitmesinden sonra yapılan işyeri numarası değişikliği ve bu değişiklik sonrası müvekkili aleyhine bir takım külfetlerin çıkartılmasının haksız olduğunu, davalı kurumca … Kurşun Metal ve Madencilik San. Tic. A.Ş.’de çalışmakta iken iş kazası geçiren işçi …’un 10.06.2016 tarihinde 1 gün eksik aylık prim bildirildiği iddiası ile müvekkilinden bir günlük ek prim istediğini, müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, bu itirazın ise 2018/112 Esas, 2018/112 Karar nolu komisyon kararı ile reddedildiğini, red kararının yerinde olmadığını, …’un 09.06.2016 tarihindeki çalışmasının bildirildiğini, 10.06.2016 tarihinde ise istirahatli olduğunu belirterek davalı kurumun 16.10.2018 tarih ve 88668450/202.01.01/13706339 sayılı işlemin iptali ile bu işleme itirazın reddedildiği 16.11.2019 tarih ve 2018/112 Esas sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bahse konu davanın açılması için kanunda hak düşürücü sürelerin mevcut olduğunu, dava hak düşürücü süreler geçtikten sonra açılmış ise davanın bu sebeple reddi gerektiğini, …Ünvanı ile işlem gören işyeri hakkında tutulan 11.09.2018 tarih 401460/13/İR/12 sayılı Müfettiş raporuna istinaden …’un 10.06.2016 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu işverenden 10.06.2016 tarihi için 1 günlük hizmet istendiğini, ayrıca ilgili rapor gereği 1109390 38 sicil sayılı dosyadan yapılan bildirimlerin müvekkili kurumda 10392247 038 sicil sayılı dosyada İpek Mobilya İmalat İthalat İh. San ve Tic. A.Ş ünvanıyla işlem gören işyeri dosyasının altında … adına taşeron tescili yapılarak aktarılması gerektiği ve 1109390 38 sayılı işyeri dosyasının 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkartılması gerektiğinin bildirildiğini, işverenden 16.10.2018 tarih 13706339 sayılı yazı ile belge talebinde bulunulduğunu, davacı işverenin 02.11.2018 tarih 14685670 sayılı ve 14684757 sayılı dilekçeleri ile belge talebi ve taşeron tescil kaydı açılması işlemine itiraz edildiğini, işverenin itirazının 16.11.2018 tarih, 2018/112 Esas numaralı komisyon kararı ile reddedildiğini, kurum işleminin yasal olduğunu haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2020 tarihli ve 2019/75 Esas, 2020/353 Karar sayılı kararıyla;
Davanın kısmen kabulü ile, sigortalı …’un iş kazası geçirdiği 10.06.2016 tarihine ilişkin bir günlük çalışmasına yönelik, iptal ve ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmemesi nedeniyle hakkında 5510 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin 1 inci fıkrasının c bendinin 4. numaralı alt bendi gereğince işlem yapılması gerektiği yönündeki 2018/112 karar sayılı kurum itiraz komisyon kararının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Davalı kurum vekilinin istinaf istemi üzerine;
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 20.01.2022 tarihli ve 2020/2393 Esas, 2022/129 Karar sayılı kararıyla;
Davalı SGK kurum vekilinin Kayseri 1. İş Mahkemesi 01/10/2020 Tarih ve 2019/75 Esas – 2020/353 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK’nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca esastan reddine karar vermiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 01.06.2022 tarihli ve 2022/1937 Esas, 2022/8268 Karar sayılı Bozma ilamında;
2.1. Davacı işyerinde çalıştığı tespit edilen ve iş kazası geçirdiği iddia edilen … için 1 günlük ek prim ve hizmet belgesi düzenlenerek kuruma verilmesine yönelik Kurum işleminin iptali istemli açılan işbu davada verilen karar, ilgilinin sigortalılık süresini etkileyeceğinden, Mahkemece, öncelikle ilgili sigortalının davaya dahil edilmesi gerekmektedir.
6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124 üncü maddesinde “…maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir…” hükmü uyarınca, ilgili sigortalıya usulüne uygun şekilde husumet yöneltilmeli, göstereceği bütün deliller toplandıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece bozma ilamı …rultusunda davacı vekiline sigortalı … (…)’u davaya dahil etmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekilince verilen kesin süre içerisinde sigortalının davaya dahil edildiği görülmüş, Kurum müfettişliğinin 11.09.2018 tarihli, 401460/13/İR/12 sayılı raporunun incelenmesinden müfettişlikçe davacı işyeri tescilinin alt işveren tescili olarak yapılması gerektiği, … adlı çalışanın 10.06.2016 tarihinde 1 günlük çalışmasının tescili gerektiği yönünde tespitte bulunulduğu anlaşılmıştır. Kurum kayıtlarından … adlı çalışanın 02.06.2016 tarihinde işe girdiği, Haziran ayında 8 günlük sigorta bildiriminin yapıldığı anlaşılmıştır. Kurum kayıtlarından anılan çalışanın 10.06.2016 tarihinde iş kazası geçirdiği, %14,2 oranında maluliyetinin oluştuğu, 21.02.2017 tarihinde sürekli iş göremezliğe girdiği, dolayısıyla bu tarihe kadar geçici iş göremez durumda olduğu anlaşılmaktadır. Dosyadaki ücret bordrosunda … adlı çalışanın Haziran 2016 ayında 8 günlük ücret tahakkuk yer aldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça … adlı çalışanın 2-3-4-5-6-7-8-9 Haziran günlerine ilişkin bildirimi yapılmıştır. Kaza gününden 21.02.2017 tarihine kadar raporlu olduğu gözetildiğinde 10 Haziran günü için raporlu olan işçi için işverenin sigorta bildiriminde bulunmasının mümkün olmayacağı, dolayısıyla bu yöndeki kurum talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça alt işveren olunduğu halde asıl işveren gibi bildirimde bulunulmuştur. Müfettişlikçe asıl işverenlik alt işverenlik ilişkisi tespit edilmiş, iş kazasında her iki işverene eşit oranda kusur verilmiştir. Bu durum kurumun asıl işveren açısından yapacağı asgari işçilik hesaplamalarında farklı sonuçlar ortaya çıkaracak, kurum zararına neden olabilecektir. Bu nedenlerle bu yöndeki kurum işleminin yerinde olduğu kanaatine varılarak;
Davanın kısmen kabulü ile;
Sigortalı …’un (…’un) iş kazası geçirdiği 10.06.2016 tarihine ilişkin bir günlük çalışmasına yönelik, iptal ve ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmemesi nedeniyle hakkında 5510 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin 1 inci fıkrasının c bendinin 4. numaralı alt bendi gereğince işlem yapılması gerektiği yönündeki 2018/112 Karar sayılı kurum itiraz komisyon kararının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde; 1 aylık hak düşürücü sürenin geçtiğini ve komisyon kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26 ncı maddesi uyarınca; “Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Aynı Kanun’un 294-301 maddelerinde ise mahkeme kararlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Yine aynı Kanun’un 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması, zorunludur.
3. Değerlendirme
Somut olayda, davacının, sigortalı …’un iş kazası geçirdiği 10.06.2016 tarihinde bildirilmeyen hizmeti için 2016/6. aya 1 gün üzerinden ek aylı prim ve hizmet belgesi, ayrıca 01.11.2015-30.09.2016 dönemi için aylık prim ve hizmet belgesinin istenildiği kurum işleminin ( ilgili komisyon kararının ) iptalini talep ettiği, Mahkemece gerekçesinde; davacı tarafça … adlı çalışanın 2-3-4-5-6-7-8-9 Haziran günlerine ilişkin bildirimi yapılmış olup, kaza gününden 21.02.2017 tarihine kadar raporlu olduğu gözetildiğinde 10 Haziran günü için raporlu olan işçi için işverenin sigorta bildiriminde bulunmasının mümkün olmayacağı, dolayısıyla bu yöndeki kurum talebinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığı; davacı tarafça alt işveren olunduğu halde asıl işveren gibi bildirimde bulunulmuş olduğu, müfettişlikçe asıl işverenlik alt işverenlik ilişkisi tespit edilmiş, iş kazasında her iki işverene eşit oranda kusur verilmiş olup, bu durumun kurumun asıl işveren açısından yapacağı asgari işçilik hesaplamalarında farklı sonuçlar ortaya çıkaracak ve kurum zararına neden olabileceğinden bu yöndeki kurum işleminin yerinde olduğu kanaatine varıldığını belirterek; hüküm fıkrasında ‘Sigortalı …’un (…’un) iş kazası geçirdiği 10.06.2016 tarihine ilişkin bir günlük çalışmasına yönelik, iptal ve ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmemesi nedeniyle hakkında 5510 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin 1 inci fıkrasının c bendinin 4. numaralı alt bendi gereğince işlem yapılması gerektiği yönündeki 2018/112 Karar sayılı kurum itiraz komisyon kararının iptaline., fazlaya ilişkin talebin reddine,’ şeklinde infazda tereddüt oluşturacak şekilde idari para cezasının iptaline yönelik verilen karar ile gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturmuştur.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan çelişkili ve infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.