Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/942 E. 2023/3138 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/942
KARAR NO : 2023/3138
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/265 E., 2019/278 K.

Taraflar arasındaki asıl davada ölünceye kadar bakım akdine dayalı tapu iptali ve tescil; karşı davada ölünceye kadar bakım akdinin iptali, ikinci kademede tenkis taleplerinden dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalılar-karşı davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar-karşı davada davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.06.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belirlenen günde temyiz eden davalılar-karşı davada davacılar vekili Av. … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklaması dinlenildikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosya ve içeriğindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalıların murisi … arasında noterde düzenlenen 02.1.2009 tarihli ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile murisin, sağlığında sosyal durumuna uygun koşullarda bakılıp gözetilmek kaydıyla … ilçesi, …. Mahallesi, 19 ada 103 parselde kain binadaki çekme kat 4 No.lu meskeni vefatından sonra müvekkiline devrini taahhüt ettiğini, bakım alacaklısı Rasime’nin 02.06.2017 tarihinde vefat ettiğini, vefatına kadar müvekkilinin üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, davalıların ise müvekkiline taahhüt edilen taşınmazı kendi adlarına intikal ettirdiğini ileri sürerek, ölünceye kadar bakım sözleşmesi gereğince dava konusu taşınmazın davalılar adına kayıtlı tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA
1. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin asli şartları olan birlikte aynı hanede yaşama, bakım ve gözetim yükümlülüğünü hiçbir şekilde yerine getirmediğini, sözleşmenin müvekkili olan mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak düzenlendiğini, murisin son ayları dışında yaşamını kendi idame ettirdiğini, hastalığı ilerleyince kendisine müvekkilleri tarafından ücretli bir bakıcı tutulduğunu, hastaneye kaldırıldığı son iki aylık süreye kadar ve hastanedeki süreçte yanında bakıcının kaldığını, tüm bakım, iaşe, temizlik gibi ihtiyaçlarının bakıcısı tarafından karşılandığını belirterek asıl davanın reddini savunmuştur.

2. Karşı davada ise ölünceye kadar bakım sözleşmesinin, şekil şartlarına aykırılık, açık oransızlık ve muvazaa nedeni ile iptalini; olmadığı takdirde saklı paya tecavüz oranında tenkise karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı-karşı davalının muris Rasime’nin kiracısı olduğu, murisin yaşlı olup tek başına yaşadığı, davalının komşuluk ilişkisi çerçevesinde yardımda ve ihtiyaç hâlinde yanında bulunduğu, bu ilişkinin ilerlemesi neticesinde davalının murisin her türlü ihtiyacını karşılamaya ve murisle düzenli olarak ilgilenmeye başladığı, ev işlerini yaptığı, hastaneye götürdüğü, ilaçlarını aldığı, öz bakımını sağladığı, murisin ölümüne kadar bu şekilde baktığı, murisin de bu bakıma karşılık dava konusu taşınmazın ölümünden sonra davalıya devri için ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenlediği, ölünceye kadar bakım sözleşmesi şartlarının davacı tarafından yerine getirildiğinin sunulan deliller ve dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığı,

2. Davalı mirasçıların ise murisin ölene kadar olan bakımını düzenli olarak karşılamadıkları, sadece hastaneye yattığı dönemde murisle ilgilendikleri, bu dönemde dahi davacının murisin yanında olduğu, davacı tanıklarının da bu yönde beyanlarda bulunduğu, bu hâliyle davacının yapılan sözleşme gereği dava konusu edilen taşınmaza hak kazandığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne ve 19 ada 103 parselde kayıtlı bulunan çekme kat 4 No.lu meskenin tapusunun iptali ile davacı-karşı davalı adına tesciline;

3. Karşı dava yönünden ise muvazaa iddiası ispatlanamadığından ve ölünceye kadar bakım sözleşmesinin geçerlilik şartlarının sağlandığı anlaşıldığından, ayrıca ölünceye kadar bakım sözleşmelerinin ivazlı akitlerden olup tenkis hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığından karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar-karşı davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalılar-karşı davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ölünceye kadar bakım sözleşmesinin geçerlilik şartlarından birisinin birlikte aynı hanede yaşama olmasına rağmen davacı tarafça bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, muris ile aynı çatı altında yaşamadığını, bu yönüyle sözleşmenin sakat olduğunu,

2. Murisin son ayları dışında yaşamını kendi idame ettirdiğini, hastalığı ilerleyince kendisine müvekkilleri tarafından başka bir ücretli bakıcı tutulduğunu, sözleşmenin müvekkilleri olan mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak düzenlendiğini, ayrıca edimler arasında oransızlık bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılar vekilinin cevap ve karşı dava dilekçesinde, sözleşmenin müvekkillerinin miras haklarını zedelemek kastı ile tesis edilmiş olup muvazaa içerdiğini, şekil şartına aykırılık bulunduğunu, edimler arasında açık oransızlık bulunduğunu iddia etmesi nedeniyle yerel Mahkemece, tarafların gerçek iradelerinin açıklığa kavuşturulması bakımından, sözleşme tarihinde murisin elinde bulunan mal varlığının tespit edilecek miktarı ile temlik edilen malın bütün mamelekine oranı dikkate alınarak, ölünceye kadar bakım sözleşmesine konu edilen taşınmazın makul olarak değerlendirilebilecek miktarı aşıp aşmadığının 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca araştırıldığı,

2. Taraf delillerinin istenip toplandığı, murisin ekonomik durum araştırmasının yapıldığı, tanık anlatımları karşısında davacının bakım borcunu yerine getirdiğinin anlaşıldığı ve İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçe gösterilerek, davalılar-karşı davada davacılar vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar-karşı davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar-karşı davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf itirazlarını tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafça ölünceye kadar bakım sözleşmesi gereği bakım borcunun yerine getirilip getirilmediği, sözleşmenin davalı mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapılıp yapılmadığı ve edimler arasında oransızlık bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 611 ve devamı maddeleri ile 19 uncu maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 565 inci maddesi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar-karşı davada davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Yargıtay duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.