Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/10714 E. 2023/18976 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10714
KARAR NO : 2023/18976
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/294 E. 2015/564 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık … hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 nci maddesinin, birinci, üçüncü, altıncı, yedinci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasının ertelenmesi, 2 yıl süre ile denetim altına alınmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Sanık … hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının a bendi, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 nci maddesinin, birinci, üçüncü, altıncı, yedinci maddesi uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezasının ertelenmesi, 1 yıl süre ile denetim altına alınmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz isteğinin, avukat olan sanıkların duyarlı kapıdan geçtikten sonra detektörle veya elle aranabilmesi için ceza infaz kurumu ve tutukevi koruma birlik komutanı ile kurum müdürünün üstleri ağır cezayı gerektiren suçüstü hâlleri dışında mümkün olmadığı, tutanakta, suçüstü hali ve duyarlı kapının ikazından bahsedilmediği, keyfi uygulamaya karşı çıktıkları için sanıkların şikayet edildiği, tutanağın tek taraflı hazırlandığı, sunmuş oldukları tebliğname örneğinde belirtildiği gibi karar verilerek sanıkların beraatine karar verilmesi, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şüphelilerin ceza ve infaz kurumuna girilmesi sırasında dedektör arama sistemine tepki göstererek arama yaptırmak istemedikleri, memurlara hitaben de “cahilsiniz, haddinizi bileceksiniz, işkenceciler, eğitimsizler, neden hepiniz buraya geldiniz, bizi mi döveceksiniz, mahkumlara yaptığınız işkenceler yetmedi mi, bize de mi işkence yapacaksınız, eğitimsizler ordusu, ” şeklinde sözler söyleyerek hakaret ettikleri iddiasıyla açılan davada, sanıkların atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanıklar Müdafiinin Temyiz Nedenleri ve Sair Yönlerden Yapılan İncelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay günü sanıkların, mağdurlara söylediği kabul edilen sözün, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Kabule göre de;
a.5237 sayılı Kanun’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun’un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip anılan Kanun’un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mükerrir olmayan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezasının tercih edilmesi,

b.5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, cezaevi içerisinde gerçekleşen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.