Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/8774 E. 2023/18786 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8774
KARAR NO : 2023/18786
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/613 E., 2015/868 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında,
1. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın kastının bulunmadığına, beraat kararı verilmesine ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanması gerektiğine vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde sanığa ait …. plaka sayılı aracın hacizli yakalamasının bulunduğu, alacaklı vekili tarafından aracın yerinin ihbar edildiği, bunun üzerine katılan ve şikayetçi polis memurları ile sanık ve temyiz dışı sanıkların olay yerine gittikleri, temyiz dışı sanık … Y.’nin katılan polis memurlarına doğru hamle yaparak katılanların aracın yanına gitmelerini engellediği, …’nin ise çekicide bulunan şikâyetçi polisin araçtan inmesini engellediği sırada sanık …’in, cebinden çıkardığı anahtarla aracı çalıştırıp, yayaların üzerine ve katılan … Ş.’ye doğru kontrolsüz ve tehlikeli bir şekilde sürerek kaçmaya başladığı, katılan … G.’ye ait araca çarparak maddi hasar oluşturduğu, daha sonra takip üzerine yakalandığı olayda; trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin temyiz sebepleri ve sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanık …’in, diğer sanıkların şikâyetçileri engelledikleri esnada hacizli aracı çalıştırıp yayaların üzerine doğru kontrolsüz bir şekilde sürerek kaçmaya çalıştığı olayda; görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir veya tehdit unsurunun görevli polislere yönelik ne şekilde gerçekleştiği açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraat kararı verilmesi halinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bakımından, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
3. Kabule göre; sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunu birden fazla kişiyle birlikte ve birden fazla görevliye karşı bir suç işleme kararı kapsamında tek bir fiil ile gerçekleştirmesi karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin, kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.