Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/10939 E. 2023/18790 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10939
KARAR NO : 2023/18790
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/200 E., 2016/29 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hükümlünün kaçması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında,
1. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Hükümlünün kaçması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Tebliğname’de sanık hakkında kurulan hükümlerin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, mahkemenin eksik incelemeye dayalı hükümler kurduğuna, kararın usul ve Yasa’ya aykırı olduğuna vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde sanığın, kesinleşmiş hükümlülüğü nedeniyle hakkında yakalama kararının bulunduğu, olay günü temyiz dışı diğer sanıklarla birlikte … Adliyesi ilamat ve infaz bürosuna gittiği, zabıt katibi şikâyetçi …’nin yakalama kararını fark etmesi üzerine adliye polisine haber verdiği, katılan polis memuru …’nin kaleme geldiği esnada temyiz dışı diğer sanıklara “Siz ikiniz polisi yakalayın, ben kaçacağım.” diyerek kalemden dışarı çıktığı, diğer sanıkların ise katılanın kollarından tutarak peşinden koşmasını engelledikleri, katılanın bir şekilde diğer sanıklardan kurtularak polis merkezindeki polislere sanığı yakalamalarını söylediği, katılan ve diğer polis memurlarınca adliyeden dışarı çıkmadan yakalandığı ve bu sırada meydana gelen arbedede katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir mahiyette yaraladığı olayda; hükümlünün kaçması ve birden fazla kişi ile birlikte görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın temyiz sebepleri ve sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Hükümlünün kaçması suçu yönünden iddianameye konu olayların gerçekleşme biçimi anlatılırken, görevi yaptırmamak için direnme olayından da bahsedilmesinin bu konuda da dava açıldığı anlamını taşımaması karşısında, yöntemince açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden ek savunma alınmasıyla yetinilerek 5271 sayılı Kanun’un 257 nci maddesine aykırı biçimde hüküm kurulması,
2. Dosya kapsamına göre; kesinleşmiş mahkûmiyet ilamı nedeniyle hakkında yakalama kararı bulunan sanığın, adliyedeki polislerden kaçmak isterken adliye içinde kesintisiz takip sonucu, henüz kontrolden çıkmadan yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda, eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren hükümlünün kaçması suçu yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.