YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11074
KARAR NO : 2023/2237
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2871 E., 2022/2379 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 5. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/331 E., 2021/684 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulüne ve tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-davalı kadın vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; erkeğin kötü davrandığını, eşi ve çocuklarıyla ilgilenmediğini, çocuklara ve eşine bağırıp hakaret ettiğini, fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, ailesinin etkisinde kaldığını, evlilik içinde eşine danışmadan ailesine sorarak kararlar aldığını, geliri hakkında bilgi vermediğini, harçlık vermediğini, yapılan harcamaların hesabını sorduğunu, ihtiyaçları karşılamadığını, eşine telefon almadığını, annesinin hakaretlerine sessiz kaldığını, bir keresinde tehdit ettiğini, eşinin ailesi ile görüşmesini kısıtladığını, eşinin ailesine mesafeli davrandığını, eve gelmelerini istemediğini, en son kadının bayram ziyaretine taksiyle gitmesine sinirlendiğini, “helal olsun, sen bildiğini yap, bundan sonra sen yoluna ben yoluma, bir daha eve gelme” dediğini, kadın kardeşi ve yengesi ile eve geldiğinde erkeğin kapıyı açmadığını, kadının geri dönmek zorunda kaldığını, sonrasında arayıp sormadığını ve çocukları göstermediğini iddia ederek; tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedeniyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, çocukların her biri için aylık 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakası ile kadın için aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; kadının eşini aşağıladığını, sürekli problem çıkardığını, ev işi yapmadığını, eşinin aldığı telefonları beğenmeyip kırdığını, aileye hakaret ettiğini, aileyi ziyaret etmediğini, erkeğin de kendi ailesi ile görüşmesini istemediğini, iğrendiğini söyleyerek cinsellikten kaçındığını, sürekli evi terk ettiğini, İskenderun’a tatile gittiklerinde kıskanç davranışlar sergilediğini, en son olayda kadının ailesine gezmeye gittiğini, erkeğin saatin geç olması nedeniyle eşini arayıp nerede kaldığını sorduğunu, kadının da eve gelmeyip boşanma davası açacağını söylediğini, gece geç saatte çocukları kapının önüne bırakıp gittiğini ileri sürerek; tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına ve ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, eşine yeterli ekonomik desteği sağlamayan, çocuklara ilgi göstermeyen, eşinin ailesi ile görüşmesini kıstlayan ve baba evinden dönen kadına ortak konutun kapısını açmayan, eşine “sen yoluna ben yoluma” diyen erkeğin ağır; eşinin ailesi ile görüşmek istemeyen, eşine “sen adam olmazsın” diyerek aşağılayan ve en son çocukları ortak konutun kapısına bırakıp baba evine dönerek çocuklara özen göstermeyen kadının az kusurlu olduğu, kadın lehine tazminatlar ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin yasal koşullarının bulunduğu, fiili ayrılık döneminde baba ile yaşayan çocukların baba yanında alıştıkları bir düzenin olduğu ve en büyük çocuğun duruşmada kendisini baba yanında daha rahat hissettiğini söylediği, çocukların velâyetinin babaya verilmesinin … yararlarına uygun olduğu gerekçesi ile; her iki davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuklar Mehmet Samet, … ve Berat’ın velâyetinin babaya verilmesine, çocuklarla anne arasında kişisel ilişki tesisine, aylık 500,00 TL yoksulluk nafakası ile 14.000,00 TL maddî, 13.000,00 TL manevî tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; kadına kusur yüklenmesinin … olmadığını, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğunu, tazminatların miktarının az olduğunu, çocukların anne sevgisine ihtiyaç duydukları yaşta olduğunu, babanın onlarla ilgilenmediğini belirterek; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların miktarı ve velâyet yönünden istinafa başvurmuştur.
2.Davalı-davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kusurunun olmadığını, kadının kusurlarının ispatlandığını, taraflar arasındaki olayların tanık beyanlarıyla ispatının mümkün olamayacağını, çocukların beyanı ile kusurların açığa çıktığını, kadın lehine tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin yasal koşullarının oluşmadığını belirterek; kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhe hükmedilen tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden istinafa başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve kanuna uygun olduğu, ortak çocukların tarafların fiilen ayrı yaşamaya başladıkları tarihten itibaren baba yanında kaldıkları, çocukların baba yanında düzenlerinin bulunduğu ve babayla yaşamak istedikleri gerekçesi ile, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı-davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki kanun yolu itirazlarını tekrar ederek erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların miktarı ve velâyet yönünden temyize başvurmuştur.
2.Davalı-davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki kanun yolu itirazlarını tekrar ederek kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhe hükmedilen tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden temyize başvurmuştur.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılıp sarsılmadığı, tarafların davalarının kabulü ile boşanmalarına karar verilmesinin yerinde olup olmadığı, boşanma kararları … ise boşanmaya sebebiyet veren olaylarda hangi eşin kusurlu olduğu, kusur belirlemesinin … yapılıp yapılmadığı, kadın lehine tazminatlar ile yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin yasal koşullarının bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa miktarlarının hakkaniyete uygun olup olmadığı ve ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesinin … yararlarına uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190 ıncı (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü, 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü, 175 …,182 nci, 335 …, 336 ncı maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 … maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-davalı kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 … maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının maddî ve manevî tazminatın miktarları yönünden davacı-davalı kadın yararına BOZULMASINA,
3. Davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde Fatma’ya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin Şükrü’ye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.