YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6419
KARAR NO : 2023/3604
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1252 E., 2022/1500 K.
KARAR : Yeniden esas hakkında hüküm kurma kararı
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/201 E., 2020/182 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl dosya davacısı … ve asli müdahil …’ın davasının kabulüne ve birleşen davanın ve asıl dosya davacısı …’ın davasının reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davaların reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında İstanbul İli … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 7539 ada 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı sırasıyla 274,95 – 309,74 – 247,74 ve 226,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanıcılarının tespit edilemediği şerhi yazılarak Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı … ve … dava dilekçesinde; çekişmeli 7539 ada 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların kendi fiili kullanımlarında bulunduğu iddiasına dayanarak adlarına şerh verilmesini talep etmiştir.
3. Asli müdahil … vekili müdahale dilekçesinde; çekişmeli 7539 ada 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların davacı … ile kendi fiili kullanımlarında bulunduğu iddiasına dayanarak adlarına şerh verilmesini talep etmiştir.
4. Birleşen davada davacı … vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 7539 ada 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak adına şerh verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı Hazine vekili savunmasında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen dosya davacısının emlak kaydının 1573 nolu parsele ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazlarda …’ın fiili kullanımının olmadığından davasının reddine; ana dosya davacısı …’ın murisi ve asli müdahil …’ın taşınmazları 1989 yılında satın alarak vergi kaydı oluşturdukları, satış senetleri ve özel parselasyon planlarının dava konusu taşınmazlara uyduğunu belirterek, davacı … ve asli müdahil …’ın kullanımında olduğu gerekçesiyle mezkur kişilerin davasının kabulüne, …’ın babası … adına dava açtığı gerekçesiyle husumetten reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, asıl ve birleşen dosyada davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen dosyada davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporu ile taşınmazların kullanılmadığının anlaşıldığı, davacıların tespit tarihi itibariyle kullanımlarını ispat edemediklerini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahallinde yapılan keşifte asıl ve birleşen dosya davacıları bakımından ekonomik amacına uygun olarak fiil kullanım emaresine rastlanmadığı ve taşınmazların boş arsa vasfında olduğu, öte yandan tek başına emlak vergisi bildiriminde bulunarak emlak vergisi ödemesi ve satış senetlerinin olması fiili kullanımı göstermeyeceği, taşınmaz üzerindeki barakanın komşu tarafından yapıldığı ve garaj olarak kullanıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davaların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar …, … ve müdahil … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar …, … ve müdahil … vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların arsa vasfında olduğunu tarım arazisi olarak kullanılamayacağını, belediyeden izin almadan da üzerinde yapı yapamayacaklarını, alınan beyanlardan taşınmazların müvekkillerine ait olduğunun anlaşıldığını, kaldı ki araştırmanın yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmazın kullanılıp kullanılmadığı, kullanılıyor ise kullanımın kime ait olduğuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar …, … ve müdahil … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenlerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.