YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9646
KARAR NO : 2023/18933
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/649 E., 2016/116 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/649 Esas, 2016/116 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi suretiyle aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.740 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın 10 eşit taksitte ödenmesine,
Karar verilmiştir.
3. Tebliğname’de, görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün düzeltilerek onanması, hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün ise bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Polis Memuru olan şikâyetçiler …, …, … ve …’nın devriye görevini ifa ettikleri esnada sürücülüğünü sanığın yaptığı aracın sağa sola zikzak çizerek gittiğinin ve kaldırıma çıktığının görülmesi üzerine durdurulduğu, sanığın alkollü olduğunun anlaşılması üzerine gerekli işlemlerin yapılması amacıyla Trafik Büro Amirliği’nde görevli polis memurları olan şikayetçiler … ve …’ün olay yerine intikal edip sanık hakkında gerekli idari para cezası ve aracın çekilmesine ilişkin işlemleri uyguladıkları sırada sanığın şikayetçilere hitaben “…terörist yakaladınız, bununla gurur duyun, terörist olsa yakalamazsınız, sicillerinizi verin, ben size yarın yapacağımı bilirim, benim arabamı bağlayamazsınız, beni şu anda bırakmak zorundasınız, bakın size son kez söylüyorum beni bırakın evime gideyim yoksa yarın size yapacağımı bilirim ama siz insanlıktan almazsınız, siz ancak benim gibi bu ülkeye faydalı olan insanları durdurup işlem yaparsınız, siz çok korkak ve ödleksiniz, kı..nız yiyorsa dağdakilere gücünüz yetsin, yiyorsa dağa çıkın teröristlerle çatışın, hepinizi yarın bu ilçeden sürgüne gönderttireceğim…” şeklinde ifadeler söylemek suretiyle atılı suçları işlediği Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında, “Olay günü alkollüydüm. Ne dediğimi bilmiyordum. Emniyet görevlilerine söylediğim sözleri şu an hatırlamıyorum. Yanlış şeyler söylemiş isem kendilerinden özür diliyorum. Durumu bu şekilde kabul ederim.” demiştir.
3. Şikâyetçilerin ve mağdurların beyanları birbiriyle uyumludur.
4. Sanığa ait adli sicil kaydı ve güncel nüfus kayıt örneği dosya içerisine alınmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanığın, bozma sebepleri dışındaki temyiz sebepleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olay kapsamında, sanık tarafından söylenen ve hakaret olarak nitelenen ifadelerin, şikayetçilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı davranış ve kaba hitap tarzı niteliğinde sözler olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Şikâyetçi polis memurlarının görev yerini değiştirme konusunda herhangi bir yetki ve gücü bulunmayan sanığın, şikâyetçilere yönelik söylediği “Sicillerinizi verin, ben size yarın yapacağımı bilirim,.. yoksa yarın size yapacağımı bilirim,…hepinizi yarın bu ilçeden sürgüne gönderttireceğim….” şeklindeki ifadelerin, tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde tehdit niteliğinde olmadığı ve görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmadığının gözetilmemesi,
3. Kabule göre de,
a. Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken birden fazla suçtan hükümlülüğü içeren ilamdaki hangi cezanın tekerrüre esas alındığının belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b. Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin gösterilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.