YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6262
KARAR NO : 2023/20533
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/359 E., 2021/801 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanık müdafiinin tefhim edilen karara karşı 18.10.2021 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla 1412 sayılı Kanunun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin 08.07.2015 tarihli kararı ile sanığın hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.02.2021 tarihli ilamı ile hakaret suçunun muhatabının katılan … E. olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin ne şekilde gerçekleştiği açıklanıp tartışılmadan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ve sanığın eylemini haksız tahrik etkisi altında gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin tartışılmaması gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
3.Bozma kararına uyularak yapılan yargılamada yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 129 uncu maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ile aynı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.520,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Tebliğnamede, yasal süresinde yapılmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın cezalandırılması için dosya kapsamında yeterli delil olmadığı ve delillerin takdirinde hataya düşüldüğünden kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Kendisinin de dahil olduğu tartışmaya polislerce müdahale edilmesine sinirlenen sanığın, polis memurlarına yönelik sarf ettiği sinkaflı sözlerinden dolayı hakaret suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada Mahkeme, sanık savunması, şikayetçi, katılan ve tanık beyanları, tutanaklar, uyulan bozma kararı ile tüm dosya kapsamına göre sanığın hakaret suçundan cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık suçlamayı inkar ederek polis memurlarına hakaret etmediğini söylemiş ise de katılan polis memurları ile tanık polis memurlarının olay tutanağı ile uyumlu anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde atılı suçu işlediği sübuta eren sanığın cezalandırılması yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, sanık müdafiinin temyiz nedenlerine de itibar edilmemiştir.
2.Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı anlaşılmış,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Temel cezanın doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca tayin edilmesi gerekirken, bu maddenin atfıyla anılan Kanun maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin edilmiş ise de, bu hususun sonuca etkili olmadığı anlaşılmış,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.