Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11145 E. 2023/20659 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11145
KARAR NO : 2023/20659
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/118 E., 2016/107 K.
SUÇLAR :Tehdit, görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan sanıklar … ve … müdafiinin temyiz isteminin sanık … hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından verilen beraat hükümleri ile sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu, sanık … müdafii sıfatı ile temyizinin bulunmadığı belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1. Katılan sanık … hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
2. Katılan sanık … hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3. Katılan sanık … hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
4. Sanık … hakkında tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan sanıklar … ve … müdafiinin temyiz isteminin özetle; mahkemece beyanı hükme esas alınan tanık H.M.A’nın beyanlarının Yerel Mahkemece tam olarak değerlendirilmediği, tanığın müvekkili Uğur’un polis memurları tarafından yaka paça götürüldüğünü beyan etmesine rağmen bu hususun dikkate alınmadığı, dosya kapsamında sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığı ve mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğu, mahkûmiyet kararı verilecekse de sanık …’in de müvekkiline karşı eylemleri olması gözetilerek tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği, tanık beyanlarının her konu yönünden ayrı ayrı değerlendirilerek çelişkili olmayan beyanlarının hükme esas alınması gerektiği, sanık …’in müvekkilleri … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle hukuka aykırı olarak beraat kararı verildiği, bu nedenlerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
2. Katılan Sanık … müdafiinin temyiz isteminin özetle; tanık R.G.’nin sanık …’nün iddianameye konu sözleri söylediğini beyan etmesi ve tanık B.S.’nin yaka kamerası görüntülerinin katılan anlatımı doğrulaması karşısında sanık … hakkında verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğu, tanık H.M.A.’nın tarafsız olarak kabul edilemeyeceği, tanıkların beyanı ile sanıklar … ve …’ın atılı eylemleri işlediklerinin sabit olmasına rağmen mahkemece yerinde olmayan gerekçe ile beraat kararları verildiği bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan sanıklar … ve …’ın terminal kavşağında meydana gelen kazada olaya müdahale eden polis memuru katılan sanık …’e hitaben “Sizi sürdüreceğim.” diyerek tehdit ettikleri, tekme ve yumrukla vurarak basit tıbbi müdahale ile iyileşecek şekilde yaraladıkları, katılan sanıklar… ve … hakkında işlem yapılmak istenmesi üzerine olay yerine gelen sanık …’nün katılan sanık …’i “Tehdidin Allahını göreceksiniz, sizinle görüşeceğiz.” tehdit ettiği, çıkan kavga sırasında katılan sanık …’in “S…kerim yapacağınız işi, vb.” sözler söyleyerek … ve …’a hakaret ettiği ve yumrukla vurarak …’ı basit tıbbi müdahale ile iyileşecek şekilde yaraladığından bahisle cezalandırılmaları talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; katılan sanıkların anlatımı tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek katılan sanıklar …’ın tehdit, …’ın basit tehdit ve kasten yaralama, …’in hakaret ve kasten yaralama, sanık … Keskin’in tehdit suçlarını işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle beraatlerine karar verilmiş, katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçu yönünden ise olayın tarafsız tanığı H.M.A’nın beyanları gözetilerek sanığın eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştr.
IV.GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükmün Temyizinde
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; olay tutanağı, katılan anlatımı, beyanları hükme esas alınan tanık beyanı ve tüm dosya kapsamından atılı suçu işlediğine dair mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince takdiri indirim, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin kanaatinin ve gerekçesinin yerinde olduğu, temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Katılan Sanıklar …, …, … ile Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerinin Temyizinde
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (d) bendi, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Sanıkların sorgusunun yapıldığı 28.04.2015 tarihine göre 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Katılan Sanıklar …, …, … ile Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerinin Temyizinde
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.