Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/9820 E. 2023/20463 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9820
KARAR NO : 2023/20463
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/451 E., 2015/670 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2013 tarihli ve 2012/756 Esas, 2013/657 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında;
a. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b.Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 23.12.2013 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
2.Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2015/451 Esas, 2015/670 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükümlerin yukarıda belirtildiği şekilde aynen açıklanmasına karar verilmiştir.

Tebliğname’de hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; verilen cezaların başkaca tedbire ve paraya çevrilmediğine, müşteki beyanlarında kimin küfür edip kimin direndiğinin belli olmadığına, alkollü iki kişinin aynı anda aynı sözleri söylemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, şikâyetçilerin “Kimliği ver oğlum.” gibi sözlerle kimlik isteyerek tahrik ettiklerine, dinlenen tanıklar ….’nün kendisinin hakaret etmediğini ve direnmediğini beyan ettiklerine, tanıkların ifadesine itibar edilmeden müşteki beyanlarına itibar edilerek karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, atılı suçları işleme kastının bulunmadığına, bu suçları teselsül halinde işlemediğine, hakkında verilen hapis cezalarının başkaca tedbire çevrilmeyip ertelenmemesinin hukuka aykırı olduğuna, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde taşkınlık yapan şahısların olduğu ihbarı üzerine, katılan ve şikayetçi polis memurlarının olay yerine geldikleri, alkollü olan sanık ve temyiz dışı sanık A.Ö.’nün kendilerinden kimlik isteyen katılan ve müştekilere hitaben “Sizin a… koyarım, size kimlik vermeyiz, sizinle görüşürüz.” diyerek hakaret ettikleri, tehdit ettikleri, görevlerini yapmalarına engel olmak için direndikleri, direnme sırasında katılan…. ile şikâyetçi A.A.’nın hafif şekilde yaralandığı, sanığın bu şekilde isnad edilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
3. Katılan ve şikâyetçilerin soruşturma ve kovuşturma aşamalarında oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu belirlenmiştir.
4. Tanık ….’nün beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
5.Olay anını gösterir herhangi bir kamera sistemi tespit edilemediğine dair 26.03.2013 tarihli tutanak, katılan…. ve şikâyetçi A.A. ‘nın olay tarihinde meydana gelen yaralanmalarının “basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte” oldukları görüşünü içerir raporlar, olay tutanağı, görgü tespit tutanağı, suça konu olayla ilgili polis memurları hakkında yapılan idari soruşturma dosyasının onaylı sureti dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Oluş, incelenen dava dosyası içeriği karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görülmüş, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini, birden fazla görevliye karşı bir suç işleme kararı kapsamında tek bir fiil ile gerçekleştirmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun’un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekir. Her ne kadar 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasında cezanın alt sınırının 1 yıldan az olamayacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin temel cezanın adli para cezası olarak seçilmesine engel olmayacağı gözönünde bulundurulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.