Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/10339 E. 2023/20356 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10339
KARAR NO : 2023/20356
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/583 E., 2022/958 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin 15.04.2015 tarih, 2014/83 Esas, 2015/280 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yerel Mahkeme kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 28.03.2019 tarihli ve 2019/2054 Esas, 2019/6182 Karar sayılı ilamı ile “Hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Yerel Mahkemenin 10.09.2019 tarih, 2019/390 Esas, 2019/796 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
4. Yerel Mahkeme kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.06.2022 tarihli ve 2020/5752 Esas, 2022/14491 Karar sayılı ilamı ile hükmün “Dosyada mevcut 15.08.2018 tarihli yapı kayıt belgesinin dava konusu yeri tamamen kapsamadığı, sanık adına düzenlenmiş bir yapı kayıt belgesine rastlanılmadığının belirtilmesi ve sunulan yapı kayıt belgesinin Metin Buluş adına düzenlendiğinin anlaşılması karşısında; sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,” sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Yerel Mahkemenin 15.04.2015 tarih, 2014/83 Esas, 2015/280 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, dava konusu arazinin Metin B. ve Musa B.’ye ait olduğuna bu malikler hakkında İzmir 17.Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1226 Esas 2012/1339 Karar sayılı kararı ile aynı suçtan mahkûmiyet kararı verildiğine ve aynı suçtan ikinci kez yargılama yapılmasının Yasaya ve usule aykırı olup kararın bozulması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça konu boş arsaya sanığın suç tarihinde belediyeden ruhsat almaksızın kapalı mekan ve dükkan yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olduğu, imara aykırılığı gidermediği, dosya arasında bulunan 15.08.2018 tarihli yapı kayıt belgesinin dava konusu yerin tamamen kapsamadığı, sanık adına düzenlenmiş bir yapı kayıt belgesinin de bulunmadığından bahisle Yerel Mahkemece sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen deliller karşısında sübuta yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve sair yönlerden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2023 tarihinde karar verildi.