YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2716
KARAR NO : 2023/3384
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/138 E., 2023/101 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen tapu kaydındaki şerhin terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının … olduğu 1304 ada 26 parsel sayılı taşınmazın 04/12/1973 tarihli kadastro tespit tutanağı ve beyanlar hanesinde bulunan “üzerindeki kargir ev ….’a aittir” şerhinin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, tapu kaydına konulan şerhin kim tarafından konulduğu araştırılarak davanın o kişiye yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili kurum ile ilgisi bulunmayan davanın reddini savunmuştur
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkeme 31.03.2016 tarihli kararında şerh lehtarına dava yöneltilmediğinden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 04.11.2020 tarihli 2016/18252 Esas ve 2020/6812 Karar sayılı kararında “… şerh lehtarı …’ın bulunması için tapu kaydına esas tüm dayanak belgelerin ve tapulama tutanağının getirtilerek tapulama tutanağında adı yazılı tutanak mümzilerinin re’sen dinlenmesi gerektiğinden yöreyi bilen yaşlı bilirkişiler refakatinde keşif yapılarak …isimli bir kişinin olup olmadığı ve dava konusu taşınmaz üzerinde yer aldığı belirtilen kargir binanın bu kişiye ait olmadığının tespiti, bulunması halinde adresinin tespiti ile dava dilekçesinin tebliği, ölü olduğunun anlaşılması halinde mirasçılık belgesinin temini ile mirasçılarına dava dilekçesinin tebliği ve davaya katılmalarının sağlanması, tüm araştırmalara rağmen şerh lehtarının bulunamaması halinde ise; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.09.2013 tarihli 2013/14 – 93 Esas, 2013/1364 Karar sayılı kararı doğrultusunda tapu müdürlüğünün yasal hasım olduğu dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “…tüm araştırmalara rağmen …isimli şahsın bulunamadığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu mahallede …isimli şahsın hiç yaşamadığı, davacının dava dilekçesindeki iddialarını ispatladığı, yasal hasımın … olduğu, şerhin sehven yazıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, şerhin kaldırılmasına” karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, keşifte taşınmazın eski maliki olduğu belirtilen … isimli kişinin kim olduğu, daha önce …isimli kişi tarafından mahkemelerde dava açılıp açılmadığı, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında … olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının da bulunup bulunmadığının da araştırılmadığını, nüfus kayıtlarının celp edilmediğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu kaydındaki şerhin terkini istemine ilişkin olup uyuşmazlık şerh lehtarı hakkında yapılan araştırmanın yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. Tapu kütüğüne esas itibarıyla mülkiyetin veya sınırlı ayni hakların iktisabına veya bunların kaybedilmelerine ilişkin tesciller yazılır. Geniş anlamda tescil ise kütüğe yazılan her husustur. Nitekim kütük sahifesinde mülkiyet, rehin ve irtifak hakları sütunları dışında bir de “şerh” ve “beyanlar” adı altında iki sütun daha vardır. Ancak bir hususun şerh veya beyanlar sütununa yazılması taşınmazın ayni hakka ilişkin statüsünde bir değişiklik meydana getirmez.
3. Şerhten amaç; ilişkin bulunduğu hukuki durumu üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale getirmek, hukuki duruma aleniyet kazandırmaktır. Bu yönü ile şerh ayni bir etki özelliğini gösterir. Hangi hakların tapu kütüğüne şerh edileceğini kanun belirlemiştir. Dolayısıyla kanunun belirlemediği bir hak tapu kütüğüne şerh edilemez.
4. Öte yandan; 3402 sayılı Kanunun “Takyitler, sınırlı ayni haklar ve muhdesat” başlıklı 19 uncu maddesi “Tapuda kayıtlı taşınmaz malın zilyet lehine tespitinde, mevcut ve her türlü takyid ile sınırlı ayni haklar saklı tutulur. Eski tapu kayıtlarındaki bu tür hak ve mükellefiyetler, kadastro tutanağında belirtilerek yeni kütüklere aynen geçirilir. Taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir. Tarafların muvafakatı halinde kadastro teknisyenleri veya kadastro komisyonu ikili kullanmayı anlaşmaları çerçevesinde tek mülkiyete dönüştürebilir” hükmüne amirdir.
3. Değerlendirme
Somut olaya gelince, dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan “Üzerindeki kargir ev …’a aittir” şeklindeki konut şerhinin …’ın kim olduğunun tespit edilememesi nedeniyle terkinine karar verilmiş ise de; şerh lehtarı …’ın kimliğinin tespiti hakkında yapılan araştırma, hüküm kurmaya yeterli değildir.
Mahkemece ilgili Nüfus Müdürlüğüne müzekkere yazılarak …isimli bir kişinin olup olmadığı, bu isimde bir kayıt bulunup bulunmadığı sorulduktan sonra sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken eksik araştırma ile duruşmada dinlenen tanık beyanları ile yetinilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.