YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6644
KARAR NO : 2011/4093
KARAR TARİHİ : 02.03.2011
T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
Alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 179/3,62,50/1-a,52/1-2.maddeleri gereğince 500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 58/7.maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair ONDOKUZMAYIS Sulh Ceza Mahkemesinin 30.06.2010 tarihli ve 2009/37 esas, 2010/95 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02.01.2011 … ve 2010/14/14 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2011 … ve 2011/10076 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Kanunun 58.maddesinde düzenlenen tekerrürün söz konusu olabilmesi için hapis cezasına hükmedilmesinin gerekmesi karşısında, adli para cezasına hükmedilen sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5237 sayılı Yasanın 58. maddesi ile 5275 sayılı Yasanın 106 ve 108. maddeleri dikkate alınarak, adli para cezasından ibaret sonraki cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmediğinden, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (ONDOKUZMAYIS)Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 30.06.2010 … ve 2009/37, 2010/95 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, hükümde yer alan “ TCK.’nın 58/7. maddesi gereğince cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 02.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.