YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12096
KARAR NO : 2023/19359
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/89 E., 2016/99 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteğinin; mağdur ile görüşen kişinin sanığın çalışanı olan B. K.’nin olduğu ortaya çıktığı halde derhal beraat kararı verilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın derhal beraat kararı verilmesi talebi üzerine heyetin mütalaa için odasına gittikten sonra dönüşte mahkeme başkanının “Derhal beraat de olabilir ama ben delikanlı gibi baştan söyleyeyim şikâyetçinin ifadesini almadan bu dosyayı bitirmeyeceğim.” diyerek derhal beraat kararı verilebileceğini ifade ettiği ancak karar yazılırken beraat kararı verilmesi için vicdani kanaatin oluşmadığı şeklindeki gerekçeye dönüşmesinin kabul edilemeyeceğine, şikâyetçinin ve tanığın çelişkili beyanları olduğuna, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 ve 131 inci maddelerinin derhal beraat kararına engel olmadığına, şikâyetten vazgeçme ve düşme şeklindeki mütalaa üzerine sanığın beraatini talep ettiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, iftira suçundan suç duyurusunda bulunulmasına yer olmadığı şeklindeki hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, resen takdir edilecek nedenlerle kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Avukat olan sanığın, alacaklı vekili sıfatıyla icra takibi yapılan borçlu mağduru arayarak “Oraya gelirsem o telefonu alır g…ne sokarım, karınla kömürleri ne güzel yakmasını biliyorsunuz.” dediği iddia olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Derhal beraat kararı verilmesine yönelik temyiz sebepleri yönünden;
Dosya kapsamı incelendiğinde, derhal beraat kararı verilmesi için gereken koşulların oluşmadığı gözetilerek Mahkemenin hüküm kurmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Diğer temyiz sebepleri yönünden;
Mağdurun sanık hakkında 10.03.2016 tarihli duruşmada şikâyetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, takibi şikâyete bağlı olan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinde düzenlenen hakaret suçuna ilişkin, aynı Kanun’un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sanığa, şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre aynı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkraları uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sair Yönlerden
Suça konu sözler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden yasal olmayan gerekçeyle hakaret suçundan düşme hükmü kurulması,
Kabule görede;
Sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki hakaret suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeni hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK.’nın 326/son maddesinin gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.