YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9565
KARAR NO : 2023/19523
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/362 E., 2016/63 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile;
1. Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi öngörülmesine, 53 üncü maddesi uyarınca da hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi öngörülmesine, 53 üncü maddesi uyarınca da hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı, somut ve yeterli delilin bulunmadığı, lehe hükümlerin uygulanmadığı, beraat verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve Kanun’a aykırı olduğu, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiği talebine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay tarihinde görevli mağdur polis memurlarının yanına gelerek mağdurlara hitaben “Siz burada neden duruyorsunuz, etrafta torbacılar dolaşırken karı satanlar dururken ben hozat garajında pavyonlara kurşun sıkarken siz neredeydiniz, pkk’lılarca bize üniversitede kaldırım taşları atılırken siz neredeydiniz illaki pkk’lımı olakta ananızı mı s**k, beni tanıyor musunuz a**na koyduklarım siz polisliğinize mi güveniyorsunuz, hepinizi buradan sürdürürüm, burada mobese kamera çekiyor, bana bir s**m yapamazsınız, seni vururum, belindeki silaha mı güveniyorsunuz belindekini güveniyorsun, belinizden alır kafanıza sıkarım, dışarıda daha sonra görüşeceğiz, ben mühendisim.” şeklinde söz söylediği iddiası ile açılan davada, Mahkemece sanığın eylemleri sabit görülerek atılı suçlardan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Şikâyetten vazgeçen mağdurların istikrarlı ve tutarlı beyanları, sanığın savunması ve tutanaklar karşısında, sanığın mağdurlara yönelik hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediğine,
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanan sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması verildiğinden 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca yasal şartları oluşmadığına, yargılama aşamasında lehe hüküm talebi olmayan sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmemesine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın, görevini yaptırmamak için direnme eylemini, birden fazla mağdura karşı bir suç işleme kararı kapsamında tek bir fiil ile gerçekleştirmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ancak, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
1. Hakaret suçu yönünden, mahkum olduğu hapis cezası ertelenen sanık hakkında belirlenen denetim süresinin, mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden, denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Kanun’un 322 inci maddesi uyarınca bu aykırılıklar, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktalarının, tebliğnameye uygun olarak, görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden ilgili hüküm fıkrasından, “5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına” ilişkin kısmın çıkarılması ve hakaret suçu yönünden ilgili hüküm fıkrasından denetim süresinin belirlenmesine ilişkin kısmın çıkartılıp yerine “5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen hüküm gereği denetim süresinin ertelenen hapis cezasından az olamayacağı da gözetilerek 1 yıl 2 ay 17 gün denetim süresi belirlenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.