YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9813
KARAR NO : 2023/18887
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/227 E., 2015/912 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında;
1.Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2.Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; evde bulunan eşinin polis memurlarına kendisinin evde olmadığını kısa süre içerisinde eve geleceğini beyan etmesine rağmen polis memurlarının art niyetli olarak sürekli evini bastıklarına, eşinin ve çocuklarının korkmasına sebep olduklarına, eşinin kendisine durumu anlatması üzerine ertesi gün polis karakoluna ifade vermek için geldiğine, sabah evden çıkıp yolda ilerlerken araçtan inen iki şahsın kendisini zorla araca bindirmeye çalıştığına, kendilerini tanıtmadıkları için neye uğradığına şaşırdığına, refleksle karşı koyduğuna, direndiğine, daha sonra kendisini alıp karakola götürdüklerine burada kendisine hakaret ettiği için ve daha sonra ters kelepçe taktığı için polis memurlarına direndiğine, ama kendini savunmak zorunda hissettiği için yaptığına,bunun sonucunda O.A. adlı polisin bileğinin incindiğine diğer polis memuru T.K.’nin ise elinin çizildiğine, olayı samimi şekilde anlattığı halde Mahkemece ifadesine itibar edilmediğine, üst sınırdan ceza tayin edildiğine, pasif direnmenin suç olmaktan çıkartıldığına, polis memuruna hakaret etmediğine ve direnmediğine, olay esnasında 5 polis memurunun olduğunun beyan edildiğinin tutanaklarda geçtiğine, bu polislerin hepsine direnmesinin söz konusu olamayacağına, bunun imkansız olduğuna, polislerin hepsine direndiği kabul edilerek yüksek oranda hapis cezası verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü yakalaması bulunan sanığın ikametine şikâyetçi olan görevli memurlarca kontrol amaçlı gidildiğinde koşmaya başlayan sanığın takip edilerek yakalandığı esnada görevli memurlara direndiği, şikâyetçilerin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir şekilde yaralandığı ve sanığın zorla araca bindirildiği, emniyete getirilen sanığın “Bu polisler benim karıma, kızıma baktılar,evimi gözetlediler, karımı rahatsız ettiler.” şeklinde beyanda bulunduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2.Sanığın üzerine atılı suçları kabul etmediği yönünde savunma yaptığı belirlenmiştir.
3.Şakâyetçilerin soruşturma ve kovuşturma aşamalarında oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu belirlenmiştir.
4.Tanıklar A.B., G.B., C.B., C.Ö.’nün beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
5. Şikâyetçilerde meydana gelen yaralanmalara ilişkin olarak basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte oldukları görüşünü içerir raporlar dava dosyasında mevcuttur.
6.Olay tutanağı ve sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Şikâyetçilerin ve tanıkların beyanları, oluş, incelenen dava dosyası içeriği karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görülmüş, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
Sanık hakkında suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi nedeniyle 1/4 oranında artırım yapılırken 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak uygulama maddesinin gösterilmemesi,
Dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;.
1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın şikâyetçilere yönelttiği sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2.Kabule göre ise;
a.Sanık hakkında suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi nedeniyle 1/4 oranında artırım yapılırken 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak uygulama maddesinin gösterilmemesi,
b.Adli sicil kaydındaki hükümlülüğü nedeniyle koşulları bulunmasına ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulurken tekerrür hükümlerinin uygulanmış olmasına karşın, sanığın hakaret suçundan hükmolunan cezasının 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) paragrafında 2 no.lu bentte açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği “görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün ikinci paragrafına ‘taktiren’ ibaresinden sonra gelmek üzere ‘5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca’ ibaresinin eklenmesi” suretiyle, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatı yönünden sanığın, sonuç ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.