YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/27532
KARAR NO : 2023/3752
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/446 Esas, 2019/1002 Karar
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesi 25.02.2016 tarihli 2014/408 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1yıl 10 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesi 25.02.2016 tarihli 2014/408 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararının sanık müdafiii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 06.05.2019 tarihli ve 2019/2316 Esas, 2019/4795 Karar sayılı kararı ile 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereğinin yapılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2019 tarihli ve 2019/446 Esas, 2021/1002 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca önceki mahkumiyet kararının sanık lehine temyiz edilmiş olması nedeniyle önceki hükümden daha aleyhe hüküm kurulamayacağından sanığın neticeten 1yıl 10 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; herhangi bir yazılı delil olmamasına rağmen, katılanların müvekkiline para ödediği gerekçesiyle hüküm kurulmasının yasal olmadığına, mahkumiyet kararının bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın tapuda tanıdıkları olduğunu katılanlardan 10.000 TL.almak kaydıyla binalarıyla ilgili oturma izinlerini alacağını katılan …’e söyleyerek ikna ettiği, katılan …’in de diğer bina sahipleri olan hissedarlarla konuşup onları ikna ettiği, katılanların toplam 70.000 TL parayı katılan … aracılığı ile sanığa verdikleri iddiasıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmasında; katılanlardan …’i tanıdığını, 2011 yılında yanında taşeron olarak çalıştığını, daha sonra işyerini kapattıktan sonra bir daha görmediğini, iddialarını tamamen asılsız olduğunu, katılanlardan para alarak oturdukları evlerle ilgili tapu alabileceğini söyleyerek dolandırıcılık suçunu işlemediğini, suçsuz olduğunu beyan etmiştir.
3. Katılanlar beyanlarında; sanığın kendileriyle muhatap olmadığını, katılan … aracılığıyla irtibat kurduklarını ayrıca parayı toplayıp birlikte sanığa vermek için götürdüklerinde sanığın kendilerini istemediğini, bu nedenle … …’nin parayı bir poşete koyarak kendilerinin parkta oturduğu sırada park yakınına yol kenarına gri renkli gelen minibüs şeklindeki bir araca götürüp şoför mahallindeki kişiye verdiğini gördüklerini ifade ederek şikayetçi olduklarını beyan etmişlerdir.
4. Bozma sonrası sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
5. Mahkemece yapılan yargılamada yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek sanık hakkında temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Dosya içerisinde mevcut bulunan sanık savunması, katılanların aynı yöndeki beyanları, tanık beyanı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın mahkumiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2019 tarih ve 2019/446 Esas, 2021/1002 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.