YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/27527
KARAR NO : 2013/26974
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Dolandırıcılık
HÜKÜM : Uyarlama yapılmasına yer olmadığına, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Hükümlü hakkında dolandırıcılık suçundan verilen karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
5252 Sayılı Kanunun 9/3.maddesi gereğince, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun tespiti gerekirken, duruşma açılması gerektiği de gözetilmemiş ise de, uygulanmasına karar verilen 765 sayılı TCK’nın açıkça sanık lehine olması nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre hükümlünün temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2- Hükümlü hakkında hırsızlık suçundan ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
5252 sayılı Kanunun 9/1. maddesi 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı TCK’nın lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüş ise de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan kanunun belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki kanun ile doğmuşsa hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması zorunludur. Evrak üzerinde inceleme yapılabilmesi ise ancak belirtilen bu haller dışında söz konusu olabilecektir. Buna göre,
a- 5252 sayılı Kanunun 9/3.maddesi gereğince, her iki kanuna göre verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan kanun belirlenip uygulama yapılacağından, cezada bireyselleştirmenin yapılması için takdir hakkının kullanılması gerekeceğinden, usulüne uygun olarak duruşma açılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, evrak üzerinde karar verilmesi,
b- Kabule göre, hırsızlık suçunda, hükümlünün savunmasına göre geceleyin, müştekiye ait kilitli halde sokağa bırakılmış aracın önce benzin kapağını çalıp, buradaki kilide anahtar yapmak suretiyle aracın modeli nedeniyle benzin kapağı kilidinin kapıyı da açmasından yararlanarak, daha sonra gidip otomobili kapısını açarak çalma eyleminin, 765 sayılı TCK’nın 493/1 ve 522/1 (pek fahiş) maddeleriyle, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d ve (suçun geceleyin işlendiğinin kabulü halinde) 143. maddelerine uyan hırsızlık ve aynı Kanunun 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını oluşturduğu ve mala zarar verme suçu yönünden, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253-254. maddeleri gereğince öncelikle uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 142/1-e maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 19/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.