Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11023 E. 2023/18920 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11023
KARAR NO : 2023/18920
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1463 E., 2015/1778 K.
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, almış olduğu cezayı hak etmediği ve temyiz ettiğine vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Şikâyetçi kendi aracıyla seyir halinde iken sanığın şikâyetçiyi geçmeye çalıştığı esnada, şikâyetçinin aracına sürttüğü ve yoluna devam ettiği, sanığın kırmızı ışıkta durduğu sırada peşinden gelen şikâyetçinin aracından inerek sanığın yanına gittiği ve sanık ile kaza konusunda konuşmaya başladıkları, sanığın şikâyetçiye ”Sokarım arabana da sana da’.’ diyerek hakaret ettiği, aracını hareket ettirerek aracın kapısını tutan şikâyetçiyi yaralama kastıyla düşürdüğü ve şikâyetçiyi dosyada mevcut doktor raporuna göre basit bir tıbbı müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı, bu suretle üzerine atılı kasten yaralama ve hakaret suçlarını işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik olarak sanığın, Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekilde şikâyetçiye yönelik kasten yaralama eylemini gerçekleştirdiği hususunun, şikâyetçinin hazırlık aşamasında alınan beyanını doğrulayan tanık Ö. C.’nin anlatımı ve şikâyetçinin yaralanması hakkında düzenlenen adli rapor içeriği çerçevesinde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Sebepler Yönünden
1. Hakaret ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik
Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması,
2. Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
i. Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi, tanık Ö. C.’nin sanığın şikâyetçiye hakaret ettiğinden bahsetmemesi ve olay hakkında görgüye dayalı bilgisi bulunan başkaca bir tanığın da bulunmaması karşısında, şikâyetçinin hazırlık aşamasındaki anlatımlarını doğrulayan tanık Ö. C.’nin beyanları neticesinde sanığın suçu kısmen inkar eden kaçamaklı savunmasına itibar edilmediği şeklindeki yerinde görülmeyen gerekçeyle sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
ii. Kabule Göre
a. Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekliyle sanığın aracın içinden dışarıya doğru şikâyetçiye hakaret ettiğinin kabul edildiği olayda; aleniyet ögesinin oluşup oluşmadığı tespit edilip sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b. Mahkemece, hakaret suçundan temel ceza belirlenirken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarının gösterilmesine karşın, dördüncü fıkrada düzenlenen artırımın uygulanmaması,
3. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
i. Sanığın, şikâyetçiyi, 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca silahtan sayılan ”sevk ve idaresindeki araba” ile yaralaması karşısında; kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin uygulanmaması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
ii. (1-i) bendindeki bozmaya uyulması ve hakaret suçunun sübut bulmadığına karar verilmesi halinde; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
C. Eleştiri
5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca en ağır cezayı içeren mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, daha az cezayı içeren ilam tekerrüre esas alınmış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi kabul edilemeyeceği belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken (B-2-ii-b, B-3-İ) bentlerindeki bozma yönünden 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanunun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.