YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9676
KARAR NO : 2023/19217
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1388 E., 2015/996 K.
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, neticeten hükmolunan 3.000 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün de sanık tarafından temyiz edildiği belirlenmekle, bu kararın tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2014/1388 Esas, 2015/996 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
1. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.320 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçu işlemediğine, eksik araştırma yapıldığına, savunmasının dikkate alınmadığına, katılanın beyanına itibar edilmesine, katılanın galoş olmadan ayakkabılarla evine girmesi nedeniyle tartışmanın yaşandığına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 112 acil yardım istasyonunda çalışan katılanın, muhtemel ölüm vakası bildirimi üzerine, tanıklar L.G. ve C. T. ile birlikte sanığın evine gittikleri, katılanın ayağında galoş olmadan eve girmiş olması nedeniyle taraflar arasında çıkan tartışmada sanığın, katılana sinkaflı sözlerle küfür etmek suretiyle hakaret suçunu işlediği Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında, atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Tanıklar L. G. ve C. T.’nin beyanları, katılanın anlatımını destekler niteliktedir.
5. Sanığa ait adli sicil kaydı ve güncel nüfus kayıt örneği dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden,
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılanın istikrarlı anlatımının, tanıklar L. G. ve C. T.’nin beyanlarıyla desteklenmesi ve tüm dosya kapsamıyla, sanığın hakaret suçunun sabit olduğuna ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunup, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın aşamalarda, katılanın, evine ayağında galoş olmadan ayakkabısıyla girdiğini, evde çocuk olması nedeniyle rahatsız olduğunu belirtmesi karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi değerlendirilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2. 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararırına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.