YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14794
KARAR NO : 2023/4907
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/1554 E., 2018/695 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.01.2015 tarihli ve 2012/388 Esas, 2015/18 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37, 157, 43, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 5 ay 20 gün hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Kararın sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi’nin 21.09.2017 tarihli ve 2017/18935 Esas, 2017/18768 Karar sayılı kararı ile sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini zorunluluğu sebebiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2018 tarihli ve 2017/1554 Esas, 2018/695 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37, 157, 43, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 5 ay 20 gün hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’in temyiz isteği; kararın Yargıtay incelemesinden geçmesi talebine,
2. Sanıklar … ve …’ın temyiz istekleri; zincirleme suç hükümlerinin uygulamasının hatalı olduğuna, cezalandırılmalarını gerektirir somut delil olmadığından beraat etmeleri gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar … ve …’nun daha önce inşaatlarda birlikte çalıştıkları İstanbul’da oturan şikâyetçi …’ın yanına gelip gömü altın bulduklarını, satmak istediklerini söyledikleri ve numune altın verdikleri, şikâyetçinin verilen altınların … altını olduğunu, satışında herhangi bir yasal engel olmadığını kuyumcudan öğrenince bu durumu Iğdır’da oturan katılan …’a söylediği, birlikte 50.000,00 TL ayarlayıp Doğubeyazıt ilçesine gittikleri, sanık …’nin şikayetçiyi ve katılanı karşıladığı ve sanık …’e ait eve gittikleri, sanık …’ın polislerin baskın yapabileceği bahanesiyle evin yakınında yol kenarında beklediği, evde … …’nin babası olduğunu söyledikleri bir kişinin daha olduğu, anlaşma üzerine şikâyetçi ve katılanın 50.000,00 TL parayı sanıklara verdiği, sanıkların altınları getirme bahanesiyle evden çıktıkları, şikâyetçi ve katılanın arkalarından dışarı çıkıp baktıklarında sanık …’yi yaya olarak kaçarken, … …’nin babası olduğunu söyledikleri kişiyi ise ev sahibi sanık …’ın kullandığı bir araca binip hızla olay yerinden uzaklaşırken gördükleri, sanık …’yi kovalayıp yakalayamadıkları, bir süre sonra ikamete döndüklerinde sanık …’ı buldukları, aralarında tartışma çıktığı ve polislerin geldiği, bu suretle sanıkların dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık …, mağdurları ve diğer sanıkları tanımadığını, olayla ilgisinin olmadığını beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Sanık …, sanık …’ın dayısının oğlu olup inşaatlarda çalıştığını, ancak şikâyetçi ile aynı yerde kendisinin veya …’ın çalışıp çalışmadığını bilmediğini, diğer sanık …’ı tanımadığını, olayla alakasının olmadığını beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Sanık …, inşaat işleriyle uğraştığını ancak mağdurları tanımadığını, kendisine iftira attıklarını beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
5. Katılan …, olay nedeniyle kendisinin 35.000,00 TL, akrabası olan şikâyetçi …’in ise 15.000,00 TL zararının olduğunu ve zararının giderilmediğini beyan etmiştir.
6. Şikâyetçi … …, soruşturma aşamasındaki beyanında sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan etmiş; mahkemece, şikayetçiye ulaşılamadığından hazırlık aşamasındaki beyanıyla yetinildiği görülmüştür.
7. Tutanaklara göre, mağdurların tarif ettiği adresin sanık …’a ait olduğu, ikamet incelendiğinde mağdurların tarifleri ile uyumlu olduğu, sanığın kendi beyanına göre de engelli çocuğunun bulunduğu, mağdurların sanıklar … ve … …’yi fotoğraftan teşhis ettikleri anlaşılmıştır.
8. Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, tarafların uzlaşma davetiyelerine belirtilen sürede dönüş yapmaması sebebiyle uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür.
9. Mahkemece, katılan ve mağdurun iddiayı ve birbirlerini tamamlar mahiyetteki anlatımları, teşhis işlemleri, olayın oluş şekli dikkate alınarak; sanıkların inkara yönelik savunmalarına itibar edilmemiş, suçun bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı zamanda birden fazla kimseye yönelik işlenmesinden dolayı zincirleme şekilde dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik temize konu mâhkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2018 tarihli ve 2017/1554 Esas, 2018/695 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.