YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10093
KARAR NO : 2023/19171
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/905 E., 2015/1436 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında uygulama maddesi gösterilmeksizin hakaret suçundan beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin, mazeret bildirmesine rağmen yokluğunda karar verilmek suretiyle hukuka açıkça aykırı davranıldığına, kararın tahminler ve kişisel düşüncelere dayanıp adalet ve hakkaniyete aykırı olduğuna, sanığın sözleriyle katılanın onur şeref ve saygınlığının zedelendiğine, basın özgürlüğünün sınırsız olmadığına ve kararın bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın bir konferansta yaptığı konuşma ile ilgili olarak sanığın yaptığı basın açıklamasında katılan hakkında ”…Dün … eski milletvekili … isimli haddini bilmez zat., bu utanmaz, yetmemiş Cumhuriyetimiz devrimlerini simgeleyen partimizin 6 okuna hakaret etmekten geri kalmamıştır. Partimizin 6 Okunu imanın 6 şartına silah olarak düşünebilecek kadar yobaz, dar kafalı ve art niyetlidir….” şeklinde hakaret içerikli sözler söylediği iddia edilmiş, ancak Yerel Mahkemece sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, katılan vekilin mazeret dilekçesinin yokluğunda karar verilmesi talebine yönelik olduğu anlaşıldığından bu hususun bozmayı gerektirmediği anlaşılmıştır. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda; sanığın yapmış olduğu basın açıklamasında yer alan suça konu sözlerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp ağır eleştiri kapsamında kaldığının anlaşılması karşısında Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan düzenlemeler karşısında, sanık hakkında verilen beraat kararının dayanağını oluşturan uygulama maddesinin gösterilmemesi hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına “BERAATİNE” ibaresinden önce gelmek üzere “5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.