YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9765
KARAR NO : 2023/18881
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/180 E., 2016/6 K.
SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda Tarih ve Sayısı Belirtilen İncelemeye Konu Yerel Mahkemenin Kararıyla Sanık Hakkında;
1.Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2.Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılanı tanımadığına, hiç görmediğine, telefonla arayıp rahatsız etmediğine, suçta kullanılan telefon hattının kendisine ait olduğuna ama bu hattı 2 yıl önce telefonuyla birlikte kaybettiğine, hattın kapandığını bildiğine, hattı kimin kullandığını kimin aradığını bilmediğine, atılı suçları kabul etmediğine, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın telefonla rahatsız edilmesi üzerine, 10.08.2015 tarihinde sanıktan şikâyetçi olduğu, bu tarihten yaklaşık 1 ay önce sanığın … numaralı telefondan katılanı aradığı, sanık daha önceden de bu numaradan katılanı rahatsız ettiğinden katılanın telefonu açmadığı ve numarayı engellediği, 06.08.2015 tarihinde … numaralı telefondan aranan katılanın telefonu açtığı, hiç bir şey söylemeden telefondaki şahsın kendisine “A…na koyduğumun o…su, senin a…na koyarım.” dediği, katılanın kendisini daha önceden de rahatsız etmesinden dolayı bu kişinin sanık olduğunu anladığı ve telefonu kapattığı, bu numaranın katılanı bir çok kez daha aradığı ancak katılanın hiç telefonunu açmadığı, 08.08.2015 tarihinde … numaralı telefonu ısrarla aramaya devam etmesi üzerine saat 01:13’de katılanın eşi H.G.’nin telefonu açtığı, şahısa gecenin bir yarısı neden bizi rahatsız ediyorsun dediği ancak karşıdaki kişinin telefona hiç cevap vermediği, 09.08.2015 günü 17:06’da tekrar aynı numaranın aradığı, katılanın eşinin yine telefonu açtığı ancak telefondaki kişinin yine telefona cevap vermediği, böylelikle sanığın üzerine atılı hakaret ve kişilerin huzur ve sükunu bozma suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
3. Katılanın her aşamada oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Kargı Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/34 Esas 2015/160 Karar sayılı ilamıyla sanık hakkında katılana yönelik cinsel taciz suçundan mahkûmiyet kararı verildiği görülmüştür.
5. İletişimin tespiti kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.