Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/6922 E. 2023/2607 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6922
KARAR NO : 2023/2607
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/655 E., 2020/404 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kullanım taşınmazın beyanlar hanesine şerhi verilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine ve müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, … ili … ilçesi … / … Mahallesi çalışma alanında bulunan 6660 ada 2 parsel sayılı 5.092,22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve tarla olarak kullanıcısının bulunmadığı” şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacılar … ve … vekili dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … / … Mahallesi 6660 ada 2 parsel sayılı taşınmazın müvekkilleri olan davacıların 1/2’şer paylı olarak kullanımlarında olduğunu, kadastro sırasında taşınmaz başında olmadıklarından isimlerini yazdıramadıklarını, davacılardan …’ın iş bu taşınmaz üzerindeki hak ve hisselerinin 1/2’sini diğer davacı …’a sattığını ileri sürerek, taşınmazın beyanlar hanesine davacıların 1/2′ şer paylı olarak kullanımlarında olduğuna ilişkin şerh verilmesini istemiştir.

3. Müdahiller … ve arkadaşları vekili bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sırasında vermiş oldukları müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un (6292 sayılı Kanun) 7 nci maddesi uyarınca müvekkilleri olan davacıların murislerine ait iade tapusu kapsamında kaldığını, bu hususta idareye müracaat ettiklerini ve taşınmazın idari yoldan iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.

4. Müdahil … vekili bozma sonrası yapılan yargılama sonrası vermiş olduğu müdahale dilekçesinde; diğer müdahillerden … varisleri …, …, …, … ve …’ın hisselerini …’a devrettiklerini, onun da temlik sözleşmesi ile müvekkili olan davacıya 19.0./2018 tarihinde sattığını, dava konusu taşınmazın kökü olan parseller hakkında tapu maliki ve mirasçıları olan müdahillerin 6292 sayılı Kanun’un 7 nci maddesine göre iade başvurusu yaptıklarını, kullanıcının tapu maliki karşısında yasal hakkını bulunmadığını, davanın reddi ile taşınmazların maliklerine iadesinin gerektiğini ileri sürerek, taşınmazın müahil adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; tespit sırasında taşınmazın boş ve işgalsiz olduğunun belirlendiğini, davacılar adına herhangi bir kayda rastlanılmadığını, davanın kadastro mahkemelerinde açılması gerektiğini, beyanlar hanesindeki şerhe ilişkin taleplerin dava yoluyla genel mahkemelerden istenemeyeceğini ileri sürerek, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.04.2015 tarih ve 2013/245 E., 2015/165 K. sayılı önceki kararı ile, davanın kabulüne, … ili … ilçesi … / … Mahallesi 6660 ada 2 parsel nolu 5.092,22 m2 yüzölçümlü taşınmazın beyanlar hanesindeki mevcut belirtmenin terkin edilerek yerine kaim olmak üzere “tamamı 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İş bu taşınmaz tarla olarak 1/2 payı … oğlu … ve 1/2 payı … oğlu …’ın fiili kullanımındadır.” belirtmesinin yazılmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 14.04.2015 tarih ve 2013/245 E., 2015/165 K. sayılı önceki kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) (16). Hukuk Dairesinin 08.06.2017 tarih ve 2016/13185 Esas, 2017/4278 Karar sayılı ilamıyla; ” Mahkemece, mahallinde yapılan keşifte sadece tek yerel bilirkişinin dinlendiği, tutanak bilirkişilerinin beyanlarının ise duruşmada alındığı, davacıların tanık dinletmedikleri, tutanak bilirkişilerinin duruşmada dinlenmesinin usûlsüz olduğu, mahkemece sadece tek yerel bilirkişi anlatımına değer verilerek karar verildiği, eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulamayacağı açıklanarak, önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında tutanak bilirkişilerinin de tanık olarak çağrılmak suretiyle fen ve zirai bilirkişisi ile birlikte taşınmaz başında yeniden yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan tespit tarihi itibari ile taşınmazın kime ait olduğu ve kim tarafından ne şekilde kullanıldığının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanlar arasında aykırılık bulunması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılarak çelişkinin giderilmeye çalışılması, ziraat bilirkişisinden taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile ilgili taşınmazın fotoğraflarını da içerir bilimsel verilere dayalı rapor alınması, tespit tarihinden önceye ve tespit tarihine en yakın tarihe ait uydu fotoğrafları ile çekişmeli taşınmazın görünümünün ne olduğunun, niteliğinin ve kullanım durumunun belirlenmesi, fen bilirkişisine keşfi denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor düzenlettirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi” gereklerine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu taşınmazın davacıların kullanımında olduğu gerekçesiyle, davacıların davasının kabulüne, 6660 ada 2 parsel nolu 5.092,22 m2 yüzölçümlü taşınmazın beyanlar hanesindeki mevcut belirtmenin terkin edilerek yerine kaim olmak üzere “tamamı 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İş bu taşınmaz tarla olarak 1/2 payı Kemal oğlu … ve 1/2 payı … oğlu …’ın fiili kullanımındadır.” belirtmesinin yazılmasına, asli müdahillerin davasının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili ile müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davanın kadastro mahkemesinde açılması gerektiğini, asliye hukuk mahkemelerinde bu davanın görülemeyeceğini, bilirkişi raporlarına göre 2010 yılında kullanım olmadığının saptandığını, son dönemde … ilçesinde yapılmakta ve yapılacak olan kamu projeleri nedeniyle bölgede arazi rantının arttığını, hak sahipleri belirlenmeyen kullanıcı hanesi boş bırakılan Hazine arazilerinin sahiplenme yoluna gidildiğini, temyiz incelemesinde bu hususun da dikkate alınması gerektiğini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.

2. Müdahil … ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; 6292 sayılı Kanun’un 7/1-c maddesine göre taşınmaz üzerinde yasal süre içinde iade talep eden müvekkillerinin, süren davaları devam ederken kullanıcılar adına mülkiyet hakkının söz konusu olamayacağını, taşınmaz üzerinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) EK-4’üncü maddesi uyarınca çalışma yapılması ve ilgisiz kişilere hak tanınmasının kanuna aykırı olduğunu açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir.

3. Müdahil … vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yerlerin müdahillerin zilyetliğinde olduğu belirtilmesine rağmen ilgisiz kişilerin davasının kabul edildiğini, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanıcı şerhi verilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un EK-4′ üncü maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve müdahiller vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekili ile müdahil vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden asli müdahil Nusret Karakoyundan alınmasına,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden müdahillerden alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,