Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13484 E. 2023/7431 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13484
KARAR NO : 2023/7431
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/244 E., 2022/307 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, 1982 yılından 16.07.2008 tarihine kadar davalıya ait iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen hizmetlerinin tespitini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2013/313-2016/326 sayılı kararı ile “davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine” karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (Kapatılan) 06.07.2017 tarih ve 2016/15536 -2017/5769 sayılı kararında; “davacı ile davalı şirket arasında 4857 sayılı İş Kanunu’na göre belirsiz süreli iş sözleşmesinin kurulduğunun kabulü gerekir. Emsal mahiyetteki Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 13.10.2014 tarih ve 2014/27686-29486 E-K.; Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 23.10.2014 tarih ve 2014/15142-19352 E-K sayılı kararları da aynı doğrultudadır.

Hal böyle olunca mahkemece; işin esasına girilerek, tüm deliller toplanıp, uzman bilirkişiden rapor alınarak hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı gerekçeyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bu husus bozma nedenidir.” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2019 tarihli ve 2017/281-2019/181 sayılı kararı ile, “davanın kısmen kabulüne, davacının davalı …….sicil numaralı iş yerinde 01.07.1982-16.07.2008 tarihleri arasında toplam 9.292 gün süre ile asgari ücret ile çalıştığının tespitine, bu dönemde 8.384 günün kuruma eksik bildirildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiştir.

C. 2 inci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (Kapatılan) 02.07.2020 tarih ve 2019/4273- 2020/3057 Karar sayılı kararında;

“Somut olayda, mevcut hizmet bildirimleri kesintisiz olmadığı halde davacıya boşluk olan dönemlerde hangi işveren nezdinde çalıştığı sorulmadan, hizmet akdi süresince ücreti kimden aldığı belirlenmeden, iddia edilen dönemde kesintisiz bir çalışma olup olmadığı değerlendirilmeden ve kesintili çalışma olgusu araştırılmadan, kesintili süre var ise hak düşürücü süre değerlendirilmeden sonuca gidilmesi hatalıdır.

Yapılacak iş, davacıya boşluk olan dönemlerde kimin yanında çalıştığını, ücreti kimden ve ne şekilde aldığını sormak, hak düşürücü süre yönünden ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilmek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre infaza elverişli şekilde karar vermekten ibarettir.” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; “davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, davacının davalı … …. sicil numaralı iş yerinde, davacının 06.10.1986, tarihlerinde doğum yapması nedeniyle 12 hafta dışlanmak suretiyle, 01.03.1983-16.07.2008 tarihleri arasında toplam 9.051 gün süre ile asgari ücret ile çalıştığının tespitine, bu dönemde 8.143 günün kuruma eksik bildirildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine ” karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili; davalı şirket ile davacı arasında hizmet akdi bulunmadığını, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin “emsal dosyalar”daki bozma kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

İncirlik Üssü’ne giriş-çıkışların düzenlenmesi, bir kimsenin üsse girişine izin verilip verilmemesi ve üsse giriş-çıkışların kaydının tutulması T.C. Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı 10. Tanker Üs Komutanlığı yetkisinde olup, davalı VBR’nin konuyla ilgili hiçbir ilgisi bulunmadığını belirterek hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili; davanın reddi gerektiğini, yapılan incelemelerin eksik yapıldığını belirterek hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.