YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/78
KARAR NO : 2023/4516
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/79 E., 2021/218 K.
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Göle Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 Tarihli ve 2016/62 Esas, 2016/167 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanması suretiyle;
a) Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve
53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
b) Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve son bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Göle Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 Tarihli ve 2016/62 Esas, 2016/167 Karar sayılı kararının sanık müdafii temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21.12.2020 Tarihli ve 2020/24066 Esas, 2020/19591 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit ve yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin olarak usulsüz tebligat yapılması suretiyle sanığın yokluğunda yargılamaya devamla savunma hakkının kısıtlanması, hükmün gerekçeden yoksun açıklanması, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde orantılılık ilkesi de nazara alınarak, sanığın cezasında haksız tahrik nedeniyle asgari oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ayrıca kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak sanığın eylemi neticesinde şikayetçinin hayati tehlike geçirecek ve ağır (4) derecede kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda birden fazla nitelikli hal ihlali sebebiyle orantılılık ilkesi de gözetilerek temel cezanın sonuç cezaya etkili olacak şekilde makul bir oranda alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve son bentlerinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Göle Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2021 Tarihli ve 2021/79 Esas, 2021/218 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle cezasının 1 ay 20 gün hapis cezası üzerinden infazına,
b) Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve son bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 14 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle cezasının 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası üzerinden infazına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık müdafiinin temyiz sebepleri tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden ertelemeye ve haksız tahrik indirim oranına, kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ve eksik incelemeye, vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile şikayetçi arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü karşılaştıklarında aralarında bu nedenle çıkan karşılıklı kavgada sanığın dirgen ile şikayetçiyi yaraladığı ve “ya sen öleceksin, ya ben öleceğim” şeklinde tehdit ettiği kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmaları, şikayetçi ve tanık anlatımları, adli raporlar, tutanaklar, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve son bentleri uyarınca belirlenen “6 yıl 9 ay” hapis cezasından aynı sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca (1/4) oranında indirim yapılması sırasında hesap hatası yapılarak “5 yıl 22 gün” hapis cezası yerine “4 yıl 12 ay 22 gün” hapis cezasına hükmedilmesi ve yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılması sırasında “4 yıl 2 ay 18 gün” hapis cezası yerine “3 yıl 14 ay 18 gün” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından ve kazanılmış hakkın dikkate alınması nedeniyle sonuç cezayı etkilemeyeceğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından şikayetçinin beyanları ile uyumlu adli raporuyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosyada eksik incele tespit edilemediği, mevcut delillerle mahkumiyet hükmü verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Göle Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2021 Tarihli ve 2021/79 Esas, 2021/218 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Göle Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2021 Tarihli ve 2021/79 Esas, 2021/218 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde karar verildi.